Yine de alışkın olduğum odayı da özlüyorum doğrusu. Benim gibi uzun süre aynı yerde kalanlar, eşyalarına dostları gibi bağlanır...Oranın hatırası aklımdan çıkmıyor, hüzünleniyorum. Hatıraların insanı böyle üzmesi ne garip! Oranın önceden beni kızdıran, rahatımı bozan yönleri bile şimdi çok farklı geliyor. Sanki özlenecek şeylermiş gibi.
Neden bazen, gerçek olmasa da, tatlı kokular bahçeye dolmuş gibi oluyor? Benim aptalca hayal gücümün ürünü olsa gerek hepsi. Bazen insan duygusallığa sürüklenip hayatının neye benzediğini unutuyor. Hatta heyecanından gereksiz heveslere kapılıp kendini kandırıyor işte...Fakat hislerimi yanlış anladınız canım.
Nedense, çay içmeden yaşamak hoşuma gitmiyor. Buradaki herkes saygın olduğu için utanıyorum. Ne de olsa insan, çayı çoğunlukla diğer insanların gözüne girmek, kendisine asil bir hava katmak için içer Varvara.