Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kapattıysam gözlerimi, göçebe kargaların savurduğu harabeler,
hangi kaburganın dişlerini dişilere saplamasıyla tasavvur ediliyor?
Kaptırdıysam gözlerimi, gül ebelerinin ağıtlardan bozduğu düğümler,
nasıl kendi düğünümde bileklerimi bile bile bozguna uğratıyor?"
Sayfa 41 - Hisdüşüm Dergisi, Taha Ömer Bilik·Kitabı okudu
"Ne ben müjgânı tanırım ne de müjgân beni. Hayır, aslında hem ben müjgânı tanırım hem de müjgân beni. Galiba biliriz de biraz birbirimizi. Ama bilmeyiz birbirimizi nasıl bildiğimizi. Herhalde o beni kendinden bilir biraz, ben de onu kendimden, biraz. Galiba biraz kendimden, biraz da yaralı şairlerin hicranlı dizelerinden. Hicranlı dizelerden hicranla bakan müjgândan. Gelgelelim ben onun beni bilişi nasıldır, onu bilmem. Benim bildiğim benim müjgânımdır. Belki benim müjgânımın müjgânla bir alakası da yoktur. Benim müjgânımla müjgân arasındaki çizgi bulanıktır, benim müjgânım nerede başlayıp nerede biter, müjgân nerede başlayıp nerede biter belli değildir. Olsun. Varsın olsun. Yani varsın olmasın. Sonuçta müjgân vardır. Müjgân bir gözdür. Bakmaktadır. Âlemlere şuh bir eda ile nazar etmekte, gözlerinin şûlesi ile mükevvenatı binbir türlü renge ama en çok da kahverengiye boyamakta, bilvesile kâinata güneş gibi doğan bakışı arz üzerinde seyrüsefer ederken bazen bana da değmektedir. Dolayısıyla müjgân vardır, onun varlığını bilmek imandandır. İmanın şartlarındandır."
Sayfa 32 - Hisdüşüm Dergisi, Mustafa Alican·Kitabı okudu
"Didişmelerine alışıktım. O gün, yeterince izledikten sonra dershaneye gitmek üzere evden çıktım. Geride aynı karede güzel güzel anlaşıp yaşlanan iki insan yerine aynı evin farklı alanlarında yaşamayı tercih eden iki yetişkin bıraktım."