İnsan olmanın eğitimi yok,
keşke olsa
ne çok isterdim...
Her isteyen anne- baba olamasa keşke...
Her isteyen,
eline silahı alıp katletmese birilerini...
Her isteyen,
dilini terbiye etmeden konuşma hakkını sahip olmasa...
"Ne güzel olurdu dünya değil mi?"
" Biz istiyoruz "
diye olmuyor,
" biz söylüyoruz"
diye de olmasa.
"Keşkeleri" sıkça kullanmak zorunda kalmasak.
Soru işaretleri bir köşede beklemeden yerleşse aklımızın bir köşesine.
Acaba, diyebilmenin öngörülüğünü çizsek bir tarafına hayatın.
Şeker kamışlarından bir ev yapsak vicdanımıza da, çürümeye yüz tutmamış olsa kalplerimiz.
Söylediğimiz sözlerin arkasında durma gibi özelliğimiz de olsa, keşke.
Çok konuşanın değil, doğru olanın hakkını versek.
Kırıp dökmeden önce, kırılan şeyin bir daha eski işlevini görmeyeceğini gözardı etmesek.
Sonrada,
ben böyleyim, hep böyleydim de; dolduruşa geldik işte.
Ben aslında böyle demedim de,
Ellerim yanlışlıkla değdi klevyeye.
(Hadi canim sende)
Her kelimede yanlış bir ima
Elle tutulur bir söz bulamıyorsun, yüzde.
Bulsan da, başımı çevirdiğinde bir yalan öyle çoğalıyor ki ,
"kırk ağızda, kırk yama ile karınca duasına çıkıyor, bazılarımız..."
Kırlarda açan papatyaların, falını tutuyoruz barlarda.