Birdenbire Frodo duvar kenarında gölgede oturmakta olan tuhaf yıpranmış görünüşlü bir adamın da hobbitlerin konuşmalarını dikkatle dinlemekte olduğunu fark etti.
Adamın önünde kapaklı büyük bir içki maşrapası vardı bir garip bir tarzda oyulmuş uzun saplı bir pipo içiyordu. bacaklarını yumuşak deriden yapılmış ve ayaklarına tam uyan fakat artık eskimiş ve bir de çamura batmış olan uzun çizmeleri görünecek şekilde ileri doğru uzatmıştı. Yolculuk lekeleri taşıyan ağır koyuyeşil pelerinine sıkı sıkı sarınmış ve odanın sıcaklığına rağmen kukuletasını da başına çekip yüzüne gölgeler içinde bırakmıştı. Fakat hobbitleri izlerken , gözlerinin parıltısı seçiliyordu.
Bu kim ? Diye İlk fırsatta bay kaymakpürüzüne sordu Frodo fısıltıyla. Onu takdim ettiğini sanmıyorum.
O mu ? dedi hancı, O da fısıltıyla başını çevirmeden gözüyle işaret ederek. Tam olarak bilmiyorum gezginler'den biri o -biz onlara Kolcu deriz. Çok az konuşur; gerçi eşi görülmemiş hikayeler anlattığı da olur ama, aklına eserse. Bir ay hatta bir yıl yok olur ortadan sonra yeniden mantar gibi bitiverir.geçen Bahar sık sık geldi gitti fakat son zamanlarda pek görünmüyordu. Asıl adını hiç duymuşluğum yok ancak buralarda Yolgezer denir ona. o uzun bacakları ile Rüzgar gibi yürüyüp gider gelgelelim nereye koşturduğunu da kimseye anlatmaz. Fakat doğu ile batı ya akıl sır ermez diye bir laf vardır Bree"de, söz meclisten dışarı, kastettiklerimiz de Kolcular ile Shire"lılardır.
Onu sormanız çok garip, fakat tam o sırada Bay Kaymakpürüzü müşterilerinin biraz daha bira istemeleri nedeniyle Frodo"nun yanından ayrıldığı için son söylediği söze bir açıklık getirmedi.
Frodo , Yolgezer"in artık sanki söylenenleri duymuş da tahmin etmiş gibi ona bakmakta olduğunu fark etti.
Biraz sonra elinin ve başının bir hareketiyle Frodo"yu gelip