" Bana bir yalan söyle , ama bu yalan senin olsun , senin uydurduğun bir şey olsun , alnından öpeyim ! Kendine ait bir yalan , başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir . Birincisinde sen bir insansın , ikincisinde ise bir papağan ! Biz şimdi neyiz ? "
" İdam mahkûmunun biri ölümünden bir saat önce , yüksek bir dağın tepesinde , ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse , çevresindeyse uçurumlar , okyanuslar , sonsuz karanlıklar , fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa , yine de o bir avuç yerde ömrü boyunca , binlerce yıl ,sonsuza dek yaşamanın , o anda ölmeye yeğleneceğini söylemiş . Yeter ki yaşasın ! Yalnızca yaşasın ! Aman Tanrım , bu nasıl gerçek böyle ! Bu nasıl gerçek ! İnsan ne alçak yaratıkmış !"