Kitabıma çay arası vermişken biraz düşündüm cevremde gittikçe çoğunluk kazanan kesimi.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki şu an için de ilerleyen zamanlarda meslek edindiğimde de ben kendimi ne birçok şey olarak ne de hiçbir şey olarak göreceğim. Çünkü hiçbir şey olmak benim gözümde en adi mertebeyken, birçok şey olmak da hiçbir şey olanların kendilerini gördükleri mertebedir. Galiba kendin olmak en güzel mertebe olacak. Öyle olalım. Son zamanlarda hatta çok çok öncesinden de var olan ancak benim pek farkına varmadığım bazı çelişkiler var bu coğrafyada. Dilinden "Allahu Ekber" nidaları eksilmeyen, namaz kılmaktan pantolonunun diz kısımları aşınan, her fırsatta haktan bahsedenler Allah' ın lanetlediği faizle karnını doyururlar.
Her fırsatta doğruluktan bahsedenin aslında yalandan gözleri kör olmuştur. Adaletten bahseden tartının kendi tarafına parmak basandır adalet kendinden yana oldun diye. Hani denir ya "İnsan etrafındaki birkaç kişinin toplamıdır." ben bu toplamın eşittir kısmında olmak istemiyorum açıkcası. Ne birçok şey ne de hiçbir şey sadece kendim olmak gibi bir gayem var.
....
Hükümetten yardım görmüyorlar diye kimsenin sıkıldığı yoktu. Tam tersine, hükümet şimdiye kadar huzurlarını bozmadığı için herkes halinden hoşnuttu.