‘’Hep bir kitap yazacağımı hayal etmişimdir; kısacık da olsa, insanı kendi dünyasından çekip alacak, ölçülüp biçilemeyen, hatta sonradan hatırlanamayan bir diyara taşıyacaktı…’’
‘’Yukarı bakıyorum; bulutlar oluşuyor, sonra tekrar oluşuyor. Embriyoya benziyorlar; vefat edip dinlenmeye çekilen bir arkadaşa benziyorlar. Ya da, bahar gibi sevecen kocaman bir kola benziyorlar; istesen uzanacak ve içindekilerle birlikte o bez bohçayı alacaksın…’’