Entegre chip

Entegre chip
@Entegre
Bir süre sonra cinsellik anlamsız gelir. Er ya da geç anlamlı bir iletişim olmaktan çıkıp rutin bir eyleme dönüşür. Cinsel çekim yok olur ve ebeveyn ile çocuk arasındaki bağa benzeyen bir bağa dönüşür. Cinsel açıdan mükemmel biriyle evlenmiş olsanız da, bir süre sonra onun bedenini görmezsiniz bile; kendi bedeniniz kadar sıradan görünür gözünüze. Onunla ilgilenmek yerine, hayatın rutin sorunlarıyla uğraşırsınız. Bağlılık istikrarlı hale geldikten sonra artık ona karşı duyarsızlaşırsınız. Yeni bir aile kurulur ve ikili artık aşık bir çift olmaktan çıkıp çok uzun süredir aynı yatak odasını paylaşan çocuklu bir çifte dönüşmüştür.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
M: Tüm huzuru istemekle bulabilirsiniz. S: İstiyorum. M: Tam gönülle istemeli ve bütünlük içinde, dürüst bir hayat sürmelisiniz. S: Nasıl? M: Zihninizi huzursuz eden her şeyden kendinizi ayırmalı bağımlılıklarınızdan kurtulmalı, adeta tutkusuz olmalısınız. Onun huzurunu bozan her şeyi reddetmelisiniz. Eğer huzur istiyorsanız, onu hak edin. S: Elbette herkes huzuru hak eder. M: Onu ancak huzuru bozmayanlar hak eder. S: Huzuru nasıl bozuyorum? M: Arzularınıza ve korkularınıza tutsak olarak.. S: Haklı nedenlerden kaynaklandıkları zaman bile mi? M: Cehaletten ve dikkatsizlikten doğan duygusal tepkiler asla haklı değildirler. Berrak bir zihin ve temiz bir kalp için çaba gösterin. Bütün ihtiyacınız sakin bir uyanıklığı koruyarak kendi gerçek doğanızı araştırmaktır. Huzurun tek yolu budur.
S: Zevk ve haz duyma arzusu, ıstırap çekme korkusu, her ikisi de üzüntü ve yılgınlığa neden oluyor. Katışıksız bir zevk (haz) hali yok mudur? M: Fiziksel ya da zihinsel her zevkin bir araca gereksinimi vardır. Hem fiziksel hem de zihinsel araçlar maddeseldirler, yorulur ve yıpranırlar. Onların vereceği haz, yoğunluk ve süre bakımından ister istemez sınırlıdır. Istırap sizin tüm hazlarınızın zeminidir. Siz istırap çektiğiniz için onları istersiniz. Öte yandan, zevki (hazzı) arama hali başlı başına ıstırap kaynağıdır. Bu bir kısır döngüdür.
Soran: Bütün üstatlar meditasyon yapmayı öğütlerler. Şimdi meditasyonun amacı nedir? MAHARAJ: Biz duyuların ve eylemlerin dış dünyasını biliyoruz, fakat duyguların ve düşüncelerin iç dünyası hakkında bildiklerimiz çok az. Meditasyonun başta gelen amacı içsel yaşamımızın farkına varıp, onunla yakınlık kurmamızdır. Nihai amaç, hayatın ve bilincin kaynağına ulaşmaktır. Sırası gelmişken, meditasyon uygulaması karakterinizi derin biçimde etkiler. Bizler bilmediklerimizin esiriyiz; bildiklerimizin ise efendisi. İçimizde her ne kusur ya da zayıflık keşfedersek ve onun nedenlerini ve işleyiş biçimini anlarsak, sadece bu bilme onu yenmemiz demektir; bilinçaltında olan, bilinç düzeyine çıkarıldığı zaman eriyip gider. Bilinçaltının çözülüşü enerjiyi serbest bırakır; zihin kendini yeterli hisseder ve sakinleşir. S: Sakin, dingin bir zihnin yararı nedir? M: Zihin sükûnet bulduğunda kendimizi saf tanık halimizle görüp tanırız. Kendimizi deneyimden ve deneyimleyenden geri çeker, her ikisi arasında ve her ikisinin de ötesinde olan saf farkındalık halimizle onlardan ayrı, bağımsız dururuz. Kişinin kendini özdeşleştirdiği "ben şuyum", "ben buyum" sanılarına dayanan kişilik yine devam eder fakat, sadece nesnel dünyanın bir parçası olarak. Ama tanık ile özdeşleştirilmesi bitmiş olur.
S: Ama, herhangi bir şeyin bir nedeni olmadıkça onun nasıl meydana gelebildiğini anlayamıyorum? M: Ben bir şeyin nedensiz olduğunu söylediğim zaman, onun belli tek bir nedeni bulunmadığını kastediyorum. Sizi dünyaya getirmiş olan kendi anneniz olmayabilirdi, siz: bir başka kadından doğmuş olabilirdiniz. Fakat siz güneş ve dünya olmadıkça doğamazdınız. Bunlar dahi doğmanız için yeterli olmayabilirlerdi, eğer en önemli faktör, sizin kendi doğma arzunuz olmasaydı. Doğumu sağlayan, isim ve biçim veren unsur arzudur. Arzu edilen şey düşlenir, istenir ve o, somut ya da kavranabilir bir şey olarak kendini tezahür ettirir. İçinde yaşadığımız dünya, kişisel dünyamız böyle yaratılmıştır. Gerçek dünya zihnin kavrayış alanı dışındadır; biz onu arzularımızın ağı içinden görürüz, zevk ve acıya, doğru ve yanlışa, iç ve dışa bölünmüş olarak. Evreni olduğu gibi görmek için ağın ötesine adım atmalısınız. Bunu yapmak zor değil, çünkü ağ deliklerle doludur. S: Deliklerden neyi kastediyorsunuz? Ve onları nasıl bulabiliriz? M: Ağa ve onun birçok çelişkisine bakın. Her adımda hem yapan hem bozansınız. Barış, sevgi, mutluluk ister, ama acı, nefret ve savaş yaratmak için var gücünüzle çalışırsınız. Uzun yaşamak ister ama aşırı yemek yersiniz, dostluk ister ve istismar edersiniz (sömürürsünüz). Ağınızın böyle çelişkilerden örülü olduğunu görün ve o çelişkileri giderin - sizin onları sadece görmeniz onları ortadan kaldıracaktır.