Bu gece yalnız şunu bilmenizi isterim ki beni bu harekete sevk eden şey, kızınıza aşk ve alakam gibi bir mecburiyet değildir. Ben kırkına yaklaşmış bir adamım! Hovardalığın, aşkın, alakanın ne olduğunu bilmez de değilim ki şimdi yeniden başlamış olayım. Biz unumuzu eledik, eleğimizi astık. Kalyopi'nin düştüğü yerlerin müdavimlerinden de değiliz. Nasılsa tesadüf türünden bir uğrayıştı.
Ah! Bir âşık nedir? Âşık, sevgilisine tapan bir köledir ki âşığı zerre kadar incinmesin diye aşkını gizleme derecelerine kadar fedakârlık gösterir. Bir âşık nedir? Âşık, sevgilisinin o yeni muhafızıdır ki kendi gözlerinin bile üzgün, hasret çeken bakışları eğer sevgilisinin iffet ve mahcubiyetinin sanına dokunacak olursa gözlerini çıkarmak türünden bir gönül almayla. hasret dolu gözlerini sevgilisinden çevirerek yerlere diker.
- Zavallı adamcağız! Seni hakikaten seviyormuş. Hem de iyi bir ahlakı varmış. Gerçi her kim olsa öyle yapar. Zira seni korumaya resmen de gücü yetmeyince, şayet sana yine el uzatacak olursa seni daha zor ve tehlikeli bir konumda bırakmış olacağı düşüncesiyle, kendi kendine yanıp kavrulmayı tercih etmiştir.
Zavallı çocuk! Gözlerinden bela seli gibi yaşlar akıtarak, "Ah Kalyopi! Seni benden ayırdılar! Ben sensiz ne yaparım?" diye hâlâ benden medet umuyordu.