Zalim Prens bu kitaba basladim ve ilk yorumum şu. Çevirmenimiz ne yapmıs yada ne yapmamış çevirmiş ama google çevirmiş gibi. Yani cevirmenim sen naptın
Periler soyundan gelen çocuklar
Ne zıbın ister ne önlük
Ne acıkır ne de üşürler
Gönül arzuları peşindedirler
Altınla doludur şıngırdaktır hepsi
İki gürbüz midilli ve on koyundan
Mahrum kalmaz hiçbiri
Hepsinin vardır bir yuvası kendi evi
Ya kiremittir damı ya granit
Tikırindadir hayatları biraz taşkın
İmrenirim peri çocuğu olmaya
Bu sefer ne yazıkki hayal kırıklığı. Klişelerle bezenmiş ve 1. Kitaptaki lokiyi bu kitapda ne yazıkki göremiyoruz. Bu kitapta İskandinav hissini bir türlü hisedememekle beraber aşiri çocukca geldiğini itiraf etmeliyim. Son kisimlar disinda neler olabilecegini kestiriyorsunuz.
Şimdi klişeleri bir kenara bırakırsak kitabi sevdim. 2. Kitap beni daha fazla güldurdüğunu kabul etmeliyim. Ozellikle seksek ile lokinnin abi kardeş gibi tartismalari, Seksekin kahine kafa tutarken diyaloglari. Sevdiğim kisimlarda loki ile Seksekin aralarinda konustugu kisimlarda birbirlerini iyi anlamalariydi. Loki bile kizi umursadigi icin kendini sorgulasada aslinda benim teorim. Seksek onun paralel evren kiz versoyonuydu. Zaten seksekin oyunbaz, cesaretli , inatci ve bazende sakaci ozelliklerin aynisini lokidede gorduk. Heleki seksekin rün kullandigi sahneye hayretler gecirdim. Sizi bilmem ama bu kitapta loki ve seksekin yollari ayrilmasina biraz uzuldum. Ama bu ikisi birlestikten sonra seksek daha cesur lokide daha umursayan birisi oldu.
Lokiye kızdığım seyler var mi var. Mesela daha odine niye guveniyorsun ? Ama sonunda oda iyi bir ders aldi.