Neden koca bir millet, görüntülere, seslere ve belli düşüncelere daldırıldığı, onunla beslendiği ve içinde kimliğini kaybettiği zaman; bu durumu yaratan sistematik, kasıtlı ve teşkilatlı güçlere değil de, onun kurbanlarına hücum ediliyor?
"Dünyaya hâkim olduğumuz zaman kendi dinimizden başkalarını, istenmeyen dinler olarak belirleyeceğiz. Kaderin bizleri seçilmiş bir kavim olarak kendisine bağladığı ve dünyanın kaderini de elimize teslim ettiği tek bir Tanrıya inanacağız. Bu geçiş döneminde bir takım zamane ateistleri ortaya çıkarsa, onları da zararsız hale getireceğiz."
On Dördüncü Protokol
Lâyık olmadıkları halde hep övülmekten hoşlanan bu insanlar, başka bir cevapla karşılaşınca, "iftiraya uğradıklarını" ve "kendilerine zülüm yapıldığını" söylemek, onların eski alışkanlığıdır!