Ercan

Ercan
@Ercanus
üniversite hazırlık
18 Eylül
287 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Tek bir noktaya gözlerini ayırmadan uzun bir süre baktıktan sonra o noktanın kafanda oluşturduğu karadelikte kaybol..
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kapüşon ,kulaklık ve müzik Sonra sadece yürü .... ,Dur durak bilmeden , Kendine geldiğinde "neredeyim ben" diyebil sadece.
DEM Û DEWRANA BERÊ Sabahın seheriyle, tandırlarımızın kokusu tüterdi. Öldüm memleket hasretinden! Ne zormuş gurbetlik…   Güneşin doğmasıyla, ışıldardı dağlarımız. Çimlerin, çiçeklerin kokusu sarardı dört yanımızı. Kulaklarımdadır hala, kuzularımızın, koyunlarımızın meleyişleri…   Nerde o eski zaman ve devranlar! Dönmez, gelmez artık bize. Eşeğe bindiğimiz zamanların keşkesindeyim…   Kayaların gölgesinde uyurken, Yaprakların kokusu tüterdi ağaçlardan. Damağımdadır hala, üzümün, narın tadı, lezzeti.   Hayırlı ve bereketli topraklarımız vardı. Binlerce nimet verirdi bize. Nasıl oldu da bırakıp geldim Cennet gibi memleketimi.
Şarkı sözü
BİR KADININ SOL YANI Rosida, kendisini ay ışığının aydınlattığı bir gecenin karanlığında yürürken görüyordu.Sokak lambasının yansıttığı bir gölge aniden gözlerinde belirip kayboldu .Hızlı bir refleksle etrafını gözleri ile korku içinde ve uzun uzun süzdü.Kalp atışlarının yükseldiğini göğüsünde hissetti.Sokağın dökük ,çatlak duvarında beliren gölge, içinde müthiş bir korku uyandırmıştı .o korku ve telaş içinde Yolunu yürümeye devam etti.Ama sefer daha hızlı adımlarla sonunu kestiremediği karanlık ve kuytu sokaktan çıkmak istiyordu .Adımlarını iyice hızlandırıp koşmaya başladı.kendi soluk sesinden başka hiç bir ses duymuyordu .o daracık alanda nefes nefes kalmış belirip kaybolan ışıkların içinde bir çıkış yolu bulmaya çalışıyordu.Kendini saçından, kolundan ayaklarından ,ilerlemesine engel ,görünmeyen bir güç tarafından tutulmuş hissediyordu .Attığı her adım derin bir boşluğa düşüyor sonra o boşluktan kurtulmak için çırpınıyordu.Boşa atılan adımlar artıkça alnından terler boşalıyordu.yol bir türlü bitmek bilmiyordu .o dar,zun ve tenha sokakta nefesi tükenene kadar koştu ama nafile çatlak duvarlar üzerine üzerine geliyor ,arkasındaki gölge yine belirmiş ve yaklaşmaktaydı .Gölgenin yaklaşan ayak seslerini bile işitiyordu artık .Gölge kolunu uzatıyor up uzun bir kol görüyordu.Gölgenin kollunu kalbinde bir bıçak gibi ruhunu bile delip geçecek kadar keskin bir kılıç gibi hissediyordu .Gölge o kadar yakındı ki artık rosida çaresiz gözlerini kapattı. Bağırıyor ama ses yok çağırıyor ama duyan yok ... Rosida ,hâla o ter ve sessiz bağırışı içindeyken yataktan bağırarak fırladı sesini duyabilmesi rahatlattı ve hemen başucundaki sürahiden su doldurup içti .Bu onu biraz daha da rahatlattı. Rosida korku dolu rüyadan uyanmıştı .sabah olmuştu . Saat 5 sularıydı güneş