"Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi, ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Tuhaf bir burukluk hissettim, ciddi misin dedim.
Üzüldüğümü ancak o zaman fark etti.
-Ya ben dedim, seni istediğim ayara getirmek için o kadar uğraştım.
Korkuma yenildim ve gözlerim yaşlarla doldu.
-Yapma ama bazen benim de hayal kurmaya hakkım var.
-İyi de hayalinde bana yer vermedin ki.
-Ben bütün hayallerimde sana yer veriyorum Portuga."
"Evet onu öldüreceğim, çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim, onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken... bir gün ölüp gidecek."