Erdal Kılıç

Erdal Kılıç
@Erdalklc
”İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.”

Erdal Kılıç

, bir kitap okudu
8/10
·264 syf.·
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Jean-Paul Sartre
7.7/10 · 28bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Güz mevsimidir bu, kalbinin kırıldığı mevsim! Git bu yerlerden, durma git! Güneş yamaçta sürünüyor, tırmanıyor, tırmanıyor, ve her adımda durup dinleniyor. Ne varsa dünyada öyle solgun, yorgun ve gevşek tellerde çalıyor rüzgar şarkısını: Umutlar uçup gitti- O ardından yakınmakta… Güz mevsimidir bu, kalbinin kırıldığı mevsim! Git bu yerlerden, durma git! Ey dalındaki meyve titriyorsun, düşüyorsun yere, nasıl bir sır verdi ki gece sana, yanağın, o gül yanağın buz gibi ürperişler içinde. Susuyorsun, karşılık vermiyorsun, kim konuşacak öyleyse?- Güz mevsimidir bu, kalbinin kırıldığı mevsim!
”Bütün yollarını yürüsen bile ruhun sınırlarına ulaşamazsın, öylesine derindir ruh.”
“Matematiğin formları, müziğin harmonileri, gezegenlerin hareketleri ve gizemlerin tanrıları bütün bunlar insani ruhun ve dünyevi ruhu ve kainatın ilahi yaratıcı zihnini özümseme çabası içerisinde birbirleriyle ilişki ve irtibat içerisindeydi.” Pisagor’un yapmaya çalıştığı şey buydu işte, kibir olmadan entsrümanları şuurla ve safça akortlamak. Çünkü müzik, kainat ve insan hepsi alâkadar birbirleriyle. Hepsi bir ruh/kalb arayışından ibaret. “Bu müziğin armonisi, yankısı ve eşsiz büyüsü tamamıyla yanlış temele oturtulmuş” Kainatın müziğini, müziğin armonilerini yani uğultulu esen serin rüzgarla birlikte hafif yaprak seslerini yanlış temele oturtmak. Gece gündüz duyduğumuz bu ebedi müziği, yağmurun sesindeki müziği, bülbülün ötmesini... Entsrümanları safça akortlamak, gerçekle yetinmek yetmedi ve kibir onları egemenliği altına aldı. Bütün bu gereksiz kibir, insan ruhunu da, kalbini de, zihnini de zehirledi. Kibir, kandırmaya yetti ne acı ki. Kendilerini birlik, topluluk sandılar ancak onların kalbleri dağınıktı, çünkü onlar akıllarını kullanmıyor ve başkalarının kibirlerini sapkınca kendilerine işliyorlardı. İçlerinden isyan edenler, kabullen(e)meyenler oldu ancak ruh’un manasını farklı düzlemlerde aradılar ya bulduklarını sandılar yahut ruh’u yok ettiler. Çünkü tüm bu armoniler yanlış temele oturtulmuştu... youtube.com/watch?v=3ZYn2JA...
Posta arabalarından söz etme bana Kan var bütün kelimelerin altında Ezop'un şu lanetli dilinden söz etme Kan var bütün kelimelerin altında Umulmadık bir gün olabilir bugün Aslan kardeşçe uzanabilir kayalıklara Bir çay söyle yağmurların kokusunda Kan var bütün kelimelerin altında İşte durup dururken şurda Bir yelpaze gibi açıldı sesin Güzün en gürültülü kanadında Göğün en ince dalında Kan var bütün kelimelerin altında Umulmadık bir gün olabilir bugün Bir çeşme gibi akabilir cumartesi Çığlığındaki sessiz harfler Dün gecenin ağırlığıdır damarlarında Ne güzel konuşur sokak satıcıları Fötr şapkalarıyla ne kalabalıklar Ve çiçekçi kızların göğüsleri Daha suçsuzdur kırlangıç yumurtasından Kan var bütün kelimelerin altında Yaprağını dökecek ağaç yok burada Ama ışık dökebilir olanca renklerini Sürekli işbaşındadır belleğin Tanık şairler arasında Oyuncu arkadaşlar arasında Yolculuk bir kafiye arayabilir