bir seher vaktinde gençlik çağımda, hayâli kalbime geldi gizlendi.
boynum iğri semeserhoş gezerken, aklımı başımdan aldı gizlendi."
o seher vakti hep âşuk'a ilişiyor zâti. canım yûnus "seherde âşık'a uyku haramdır" der iken başka bir aşk'tan bahsediyor olsa bile, âşuğun kapısının ben hep hayber'e çıktığına şahitlik ettim.
"seher vakti bir güzele vuruldum" , "seher vakti çaldım yârin kapısını" bunlar bilindik sözler, bilindik türkülerdir. hepimizin bir parçası vardır bu sözler içinde.
çünkü çoğumuzun kemiğini çetin bir seher vaktinde çatırdattılar. )
"bu sevda başımdan ırılmaz dedi, aşkın deryâları durulmaz dedi.
her güzele meyil verilmez dedi, bir baktı yüzüme, güldü gizlendi.
hayal mıdır, rüya mıdır, ben şaştım. çok aradım köşe köşe dolaştım;
sevdâ derler bir sahilde ulaştım, aşkın deryasına daldı gizlendi.
melek miydi, huri miydi, peri mi; bir güzele benziyordu durumu.
sedi veysel faşeyleme sırrımı, bilmem nere gitti n'oldu, gizlendi..."
rahmetli veysel şatıroğlu'nun toprağı bol olsun. nûr olsun. boşuna "âşuk" demediler ona. görmez iken âşık olmak her babayiğidin harcı değildir.
belki görse âşuk olmaz idi, bilmiyorum, Allah biliyor muhakkak.
eyvaallah âşuklara.