Toplumsal bilimlerde doktora yapan olgun yaşta bir genç bana bir gün "Nihal Atsız" adı geçince: " Hocam, dedi, bu Nihal Atsız bir kadın adı mıdır, erkek adı mıdır?" Bu olaydan epeyce sonra yine aynı düzeyde ve yaşta ve doktora çalışması yapmakta olan bir genç de konuşma sırasında adı gelen Hasan Ali Yücel ile Reşat Şemseddin Sirer'in kim olduklarını bilmediğini söyledi. Ne var ki bunlardan da korkuncu var. Atatürk'ün, Mustafa Kemal'in kim olduğunu bilmeyen bulunduğuna inanır mısınız? Bu, bu iki adı, ötekilerde olduğu gibi, hiç duymamış olmalarından değil, çok duyduklarından. Ad duymakla bir kişinin, hele onun gibi bir kişinin bir Türk genci için ne demek olduğunu bilmemek aynı şey midir? Bu tür tarih bilgisizliği, Türk toplumu da içinde olmak üzere, tarihsel yaşam süreci bir kesintiye, bir kopmaya uğramış her toplumda olduğu gibi, bilerek ya da bilmeyerek güdülen ev, okul gibi öğretme kanallarının tıkanmasının da bunda büyük payı var. Tarih bilinçsizliği kurbanlarının, çoğu kez, tarih öğretmenleri oluşu acı bir tarih alayı değil mi?