Sözü edilen Harut, Marut meleklerine ait dört türlü öykü bulunur. Hepsinin birlik noktası şöyle:
Melekler Allah'a insanları yaratmamasını, insanların yeryüzünde fenalık yapacaklarını, kan dökeceklerini söylüyor. Allah da onlara "siz de onların yerinde olsanız öyle yapardınız" diyor. Melekler sözlerinde inat edince "öyle ise aranızdan iki meleği seçip dünyaya gönderin, ne yapacaklarını görelim" diyor. Melekler Harut ve Marut adlı iki meleği seçip yeryüzüne gönderiyorlar. Allah onları sınamak için karşılarına Zühre adlı çok güzel bir kadın çıkarıyor. Melekler hemen onunla yatmak istiyorlar, kadın başka Tanrıların da var olduğunu kabul ederlerse yatabileceğini söylüyor. Melekler kabul etmiyor. Kadın tekrar bir çocukla geliyor ve çocuğu öldürürseniz yatarım diyor. Melekler yine kabul etmiyorlar. Kadın üçüncü kez şarapla geliyor. Melekler şarabı içip hem tek Allah'ı inkar ediyorlar hem çocuğu öldürüyorlar. Böylece Allah, meleklerin de yeryüzündeki insanlar gibi davranacaklarını kanıtlamış oluyor.
Bu olay üzerine Allah meleklere cezalarını dünyada mı ahirette mi görmek istediklerini sorar. Onlar dünyayı yeğlerler. O zaman Babil'de bir çukura baş aşağı asılırlar. O durumda insanlara sihir ve büyüyü öğretirler. Zühre adlı kadın da göğe çıkarak yıldız olur.
Zühre, Venüs yıldızının Arapça adı. Sümer Tanrıçası İnanna da Venüs yıldızını simgeliyor. İnanna'ya Çoban Tanrısı Dumuzi ve Çiftçi Tanrısı Enkimdu aşık oluyor. Burada görüldüğü gibi İnanna'nın karşılığı Zühre, Dumuzi ve Enkimdu'nun karşılığı da Harut, Marut olmuştur. Harut, Marut meleklerinin adı Acemceden geliyor. Harut, sihirbaz ve büyücü; Marut, kuyu anlamında. Divan edebiyatında bu ikisi sevgilinin büyülü bakışı olarak kullanılır.
Aslında bu öykünün Kur'an'a İsrail efsanelerinden girdiği anlaşılıyor. İsrail