Ferhat doğan

Ferhat doğan
24 okur puanı
Mayıs 2015 tarihinde katıldı
Kadınlarımıza; Erkekler kadar hürriyet dileyerek "emekçi"kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Uzun süredir kitap okumamaktan, gazete analizleri yapmamaktan, yayıma yeni sunulmuş kitapları takip edememekten ötürü çok ama çok üzgünüm. Hiçbir muazzam yaşantı herhangi bir türle kalem alınmadıkça muazzamlığını sürdürmez, canlı kalamaz, kalıcı olamaz. Bu sebeple okuduğum her satır, yaşamın kendisini bizatihi sunduğu için tümlediği her türü zevkle okumak, psikolojik-tarihsel-sosyolojik yapısını gözlemek istiyorum/isteyeceğim. Ailenize tekrar aktivist olarak katılmaya geldim..:) Sezen ve Erhan'ı şevkle takip ediyorum. Merhaba dostlarım benim.:)
Bir kere döndü mü nevrin daha durduramazsın içindekilerini. Büyük dünyalar kurmuşsun belki sayısız. Sayısız hayatın içinde bir tek kendi mutluluğunu düşünmemişsindir. Ve hiç mutsuz düşmemişsindir kurduğun hayat ile yaşadığın hayat arasındaki çarpıklıkla giden ömrünün... Sen okuyucu ve yazıcı, umut edici ve aşılayıcı, sevici ve sevdirici unutma ki Prometheus gibi kendini küllerinden yaratmayı kitaplar öğretiyor. O veriyor bütün gücü sana. Toplumların gereksiz tecrübesine, insani öğeleri barındırmayan Atasözü ve deyimlerine, grupların ahlaksız yaşayışılarına rağmen seni bütün bu özelliklerle itham etmelerine rağmen sen vicdani ve Akli olanla sana rota çizdiren ruhlu, şefkatli, onurlu, saygılı ve sevgili raflarınızda duran, unutmanıza rağmen size küsmeyen kitaplardır. Gelin iki kelam da biz edelim onların hakkında...
Tılsım hayatın tekdüzeliğinde, ağaçların gölgesinde, sararan buğdayların teninde, suyun üzerinde seken balığın işveli kuyruğunda, annemin gülüşünde, kardeşimin bazen bana küsmesinde, arkadaşımın ihanetinde, dostumun vefasında, sevgilimin dudaklarında, içkimin çakır keyifliğinde onun için yatırı katırı, geçmişi geleceği, yerin altını üstünü rahat bırakın... İnsan insan olmayı bilirse Tanrı da Tanrı olmayı bilir.
Köle ve soylu ruhların tarihsel diyalektik açısı nesnelerin değişimine bağlı olarak dışsal formata uğraması, içerik değişimi anlamına gelmediğini, aksine iki kavram üzerinden sömürü olduğunu eklemek gerekir. 21. yüzyılın damgası soyut prangalarla özgür'müş/üz/-aşkı'mışçasına yaşamı dayattı bize. Bu algı yönetimi o kadar başarılı ki düşman ilan ettiğiniz algı ve olayların olumlu karşılanmasına hatta onaylanmasına kaynaklık etti. Sonra kaldık bu algıya düşmeyenleri 'fitne, mason veya hain' diyerek hedef tahtasına oturduk. Tarih yalan söylemez. O doğruların mutlak surette haklılığını söyler, ancak yalanlar/yalancılar onu kamufle etmeye çalışır. Temel savaşımız vurmak/öldürme/kıymak-yakmak değil, yalancılara karşı direncimizdir. Bu sebeple Okumayı önemsiyoruz .