Edilmiş onca kelam, kurulmuş onca cümle, buğulanmış onca cam... Mana taşıyan katarlar olarak dura kalka geçip gidiyor ömrümüzün uçsuz bucaksız düzlüklerinden.
Dert ne kadar, çare ne kadar, çaresizlik ne kadar sürer? Bugün ne kadar, yarın ne kadar, zaman ne kadar sürer?
Ve hayat ne kadar sürer? Doğruysa bilgenin söylediği: "Sonsuzluk ve bir gün kadar!"