"Belli ki çok kişi için yiyordum, dipsiz bir açlık kuyusunu doyurmak için.
Kimse bana bu duyguların bu yaşa ait olduğunu söylemedi, söyleselerdi de inanmazdım. Kimse bana vücudumu kabul etmenin ve nerede başlayıp biteceğini öğrenmenin yıllar alacağını söylemedi. O anda varoluşun ölçüsü katlanılamazdı. Dar çatlaklardan sızdığım bir zaman hatırlıyorum, inlemesine neden olmadan anneannemin dizine oturabildiğim."
"Annemin hayatının hikayesi eski fotoğraf albümlerinde bulunamaz. Dairesinde, tozlu bir metal dolapta tutulur. Kapağı hiç kilitlemez, belki içindekileri değerli görmediğinden ya da belki bir gun içindekilerin kaybolacağını umduğundan."