"Sanki yıllardır kapalı tutulan kilitli kapılar açıldı. Serin ve ürpertici bir rüzgar... Çok beklemiş bir rüzgâr... Eşikteydi. Bir baş dönmesi, bir korku, bir ürperti, bir sevinç, bir tansıma, bir ağlama isteği birbirine dolanarak sarmal bir biçimde içinden büyük bir hızla geçti; ardında kıvılcım yumakları bırakarak..."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Onun ruhu da böyleydi işte! Çok komik ve çok acıklı! En derin hüzünler, içe kapanışlar ve vazgeçişlerden sonra, hayata pençelerini geçiren alabildiğine tutkulu bir yaşama sevinci!"
"Çok fazla içine bakmamaya, içini kurcalamamaya çalışırdı. Yaşarken her şeyi biraz oluruna bırakırdı. Bir tür kolaycılık ya da sorunlardan kaçmak olduğunu bilirdi bunun. Zaten bunun için kaçardı. Her zaman derdi: Ne zaman içime biraz fazla baksam yükseklik korkum depreşir."
"Binlerce kez yinelenmiş, tekdüzeleşmiş; hanidir alıştığı, kanıksadığı, bıktığı, bütün işleyişini ve kurgusunu çok iyi bildiği, kendisi için hiçbir fazladan heyecanı ve yeniliği kalmamış sıradan görüntülerdi bunlar."