Hayat bize hapishane hücresinden başka bir şey vermiyorsa, unutulmuşluğumuzu düşlerimizin gölgeleri, renkleri ve desenleriyle duvarın durgun yüzeyine kazıyarak en azından bize verilen hücreyi süsleyelim.
Bizler hiç kimseyi sevmeyiz aslında. Bizim sevdiğimiz şey, karşımızdaki kişi hakkındaki fikirlerimizdir. Kendi düşüncelerimizi, kendi benliğimizi severiz biz.