Bizi dinleyecek kimsenin kalmadığını düşündüğümüz o yoksulluk anlarında bir defterin önünde bulduk kendimizi. Boş bir defter kadar umut verici kaç nesne vardır dünyada? İstediğimiz gibi dolduracağımız bir defterden daha yakın kaç dost?
Bir fincanın bir fincandan ibaret olmadığını onun hangi sularda yüzdüğü belirler, o fincanda hangi köpüklerin yüzdüğü. Bir anımızın parçası olsun yeterki o fincan, zamanın başka bir parçasında dudaklarımızda aynı sıcaklığı bırakır.