Kartallar uçar mı bir harâbeden,
Köprülerden benim yârim geçer mi?
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem.
Taşırsın yeryüzüne ebedi tohumları.
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum.
Avuçlayıp öpüyorum kumları,
Bir kara delikten bakarken hayat.
Meydan okuyan kim bu seraba.
Söyle bana hindiba..
Sen nasıl bu kadar ceylan koşması,
Sen nasıl bu kadar yollar aşması,
Sen nasıl bu kadar güneşe meftun,
Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi...
Ben rüzgar değilim, dokunmam çiçeklere,
Ben kara parmaklı insan değilim,
Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar,
Bilemezsin, hayal akşamlarında,
Renklerini kuşatan,
Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün..
Ben boşluğa üfleyen cellat değilim,
Karayele verdim ayaklarımı,
Söyle bana, eceli kim tutar perçeminden,
Hangi ölü bilmez nereye gittiğini,
Sen miydin o mehpâre, o memnû, o dilruba,
Söyle bana hindiba...
Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi,