yalanları senden öğrendim,
oysa burnun da uzamıyordu.
evimize aldığımız tahta masayı anımsadım,
üzerinde eşyalarımın kaldığı.
bana ait,
senden de izler var ama.
balki mutluluk çok az
benim kadar azalamayacak,
ben azalarak yok oldum
ama eşyalarım ordalar.
seninle seçtiğimiz masanın üzerinde,
çok sevdiğim vişne tokalarımı bulamadım
onu da beni ettiğin gibi
yok et,
ama azaltma
birden yap.
unutmanın binbir çaresi var diye yazmıştı biri,
sanırım unutması gereken şeyler yaşamayan biri.
çok zordur unutmak, veda edersin geçmişe
kedere veda etmekte zor olurmuş
adı kader olana.
bir söz bir bakış her şey bir ana bağlıdır,
veda ettiğin yere koşarak dönersin böyle anlarda.
oysa bacakların hareket bile etmez,
ama sen dönersin oraya...