Sınırsız, kilitsiz bir yaşam sürmenin ilk adımı; beynin sürekli olarak yeniden düzenlediği, büyüdüğü ve değiştiğini bilmektir. Hayatımızda her yeni güne değişmiş bir beyinle uyanırız.
Pek çok insan beyinlerini matematik, bilim, sanat, İngilizce veya başka herhangi bir alan için uygun olmadığı yönündeki zararlı fikre sahiptir. Bir konuyu zor bulduklarında, çalışmayı mümkün kılmak için beyin alanlarını güçlendirmek yerine doğru beyinle doğmadıklarına karar verip geçerler. Halbuki işin gerçeği hiç kimse belirli bir konu için ihtiyaç duyduğu beyinle doğmaz. Herkesin ihtiyaç duyduğu nöral yolakları geliştirmesi gerekir.
Sabit beyin düşüncesine göre, dünya başarısız insanlarla doludur. Halbuki gerçekte, değiştirilebilecek ve değiştirilmesi de gereken görüşlerin kısıtladığı kimselerdir bunlar.
Sınırsızlık bakış açısını kazanmak düşünce biçimimizi değiştirmekten fazlasıdır. Bu bizim varlığımızla, özümüzle, kim olduğumuzla alakalı. Bir gününüz sıbırsızlık bakış açısını benimseyerek geçirirseniz bunun ne olduğunu anlarsınız; özellikle de kötü bir günse, bir şeyde başarısız olduysanız veya ciddi bir hata yaptıysanız. Sınırsız olduğunuzda, başarısızlık anlarını hisseder ve farkına varırsınız ama aynı zamanda onları geride bırakabilir ve sayelerinde yeni ve önemli şeyler öğrenebilirsiniz.