Paris ve Londra'da beş parasız George Orwell'ın gençliğinden esinlenerek yazıldığı düşünülen bu eseri ikinci okuyuşumda daha çok sevdim.
Açlığın, sefaletin, yoksulluğun, konu alındığı bu eser; genç yazarın kendini Paris'te beş parasız olarak bulmasıyla başlıyor, yatak yer bile bulmayan kıyafetlerini sürekli rehin bırakan sürekli aç gezen yazarın yaşam mücadelesi.
Devamında çalıştığı X otelindeki ağır şartlarla karşılaşıyor, oradaki çalışma koşullarının ne kadar kötü, yemeklerin dahi yenebilecek şekilde olmayan otelin karanlık yüzünü bizlere anlatıyor.
Paristeki yaşam koşullarına dayanamayan genç Londra'ya gitmesiyle büyük hayal kırıklığı yaşıyor.
Ders nitelikte olan bu eserin mutlaka okunmasını düşünüyorum. Herkese iyi okumalar.
"Zenginle yoksul arasında görünmeyen ve sanki iki ayrı ırktanmışlar, biri siyah, biri beyazmış gibi bir temel ayrım olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Fakat gerçekte öyle bir ayrım yoktur zengin kitlesiyle yoksul kitlesi yalnızca gelirleriyle birbirinden ayrılır, başka hiçbir şeyle değil"