Kadınların genellikle çok sakin olmaları beklenir fakat erkekler gibi kadınlar da hissederler; becerilerini geliştirmek için uygulamaya ve çabaları için bir alana, erkek kardeşleri gibi ihtiyaç duyarlar; çok katı bir sınırlandırmanın, çok mutlak bir durağanlığın sıkıntısını, aynı erkeklerin çekeceği gibi çekerler, ve onların muhallebi yapıp çorap örmekle, piyano çalıp çanta süslemeyle yetinmeleri gerektiğini söylemek, onlardan daha çok ayrıcalığa sahip yoldaşlarının dar görüşlülüğüdür.
on altıncı yüzyılda büyük bir yetenekle doğan herhangi bir kadın mutlaka delirmiş, kendini vurmuş ya da hayatını kasabanın dışındaki bir kulübede, korkulan ve dalga geçilen bir yarı cadı, yarı büyücü olarak sona erdirmiştir.