📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dedim ki, "Karabülbül, bu nice karabasandır ki dünya haline pek benzer? Yevm'il evvelden yevm'il âhire varır iken yevm'il betere mi uğradık. Bu fakir, huzur ve gönül saltanatı arar iken arzın göbek deliğinden hengâmenin içine mi kaçıvere?"
Şöhretler ve namlar halk arasında haber yaymakla kazanılır. Haberler ağızdan ağıza nakledilirken maksatlar unutulur ve yanlışlar husule gelir. İşe taraftarlık ve taassup da karışır, uydurma ve kasten karıştırmaların, zorlanarak güzel göstermelerin bir sonucu olarak hikâyelerin, durum ve vakıa uygun olup olmadığı anlaşılmaz, yahut da haberleri nakleden bilmez; dünyevi yüksek derece ve rütbe sahiplerine yaranmak, onları övmek ve hallerini güzel göstermek ve bu yollarla onlara şöhret ve nam kazandırmak gibi maksatlara göre hikâyeler değiştirilir. İnsanların övülmeye, nam, dünya ve dünyevî şeref kazanmaya düşkün oldukları bellidir. İnsanlar çoğunlukla faziletlere rağbet etmezler, fazilet ehillerini aramak maksadıyla birbirleriyle yarışmazlar...
İbn-i Haldun
"Hoş adamsın, korku bilmez misin? Bu yaşa bu tatlı dilinle gelmedin herhalde."
"Korku bilirim. Allah'tan da avrattan da korkarım. Eh Subaşı'ndan da korkarım ama en ki eçhelden korkarım."
"Benden emin misin ki bu biçim konuşursun?"
"Haşa senden de korkarım. Elimle belime söz gelmesin ya bazı vakit dilime mukayyet olamam. Allah affetsin dilimden de korkarım."
"...Sizin burada cana kıymaya ne biçerler?"
"Haline göre biçerler. Ekseri ip biçerlerse de kıyanına göre değişir; beyler kıydıysa salt kıyılana ak tuman biçerler."