"Tıp tarihinde kişinin kendisini yumurta sanan bir öyküsü vardır. Bu düşüncenin ne zaman belirtildiğini kimse tam olarak bilmiyordu ama adam 'kendini döker ve sarısını ortalığa akıtır' korkusuyla her hangi bir yerde oturmayı reddediyordu. Doktorların bir çok ilacı adamın korkusunu yenmeye yetmedi.
Bir gün bir doktor çıktı ve adama 'yanında hep bir dilim kızarmış ekmek taşıması gerektiğini böylece dökülmekten kurtulacağını' söyledi.
Nedir bu öykünün anlamı? Bir yanılsama içinde yaşanmasına karşın (aşık olmak, insanın kendini yumurta sanması), bu durumun tamamlayıcı öğesi bulunursa, o zaman her şey yolunda gidebilir. Yanılsamalar kötü bir şey değildir sadece yanılsamalar kontrol altında tutulmalıdır. Fakat yanılsamaları kontrol altında tutacak bir çevre gerekir.
Sevgi öyle bir duygu ki farkında olmadan kendisiyle tanıştırır bizi, üzerine hiç düşünmeden yaşattırır insana, hatta ne olduğunu öğrenmeden hissettirir. Daha tarifini yapamazken kitaplar yazdırır.. Sevgi ilginçtir hatta ilginç olmaktır..