Aşk Üzerine

8,5/10  (24 Oy) · 
61 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.186 gösterim
Alain de Botton, insanoğlunun yaşadığı en yoğun duygunun haritasını Aristo, Marx, Nietzsche, Wittgenstein, Tolstoy ve Stendhal'ın rehberliğinde çıkartıyor. Yazarın hınzır, duyarlı, gerçekçi ve bilge kaleminden aşkın tetiklediği ruh halleri birer birer dökülüyor. Bize çok tanıdık gelen bu ruh halleri, derinlikleri, çelişkileri ve sırları ile karşımıza çıkıp aşka dair söylenen, düşünülen ve yaşanan her şeyi aydınlatıyor.

Seyahat etmenin inceliklerinden sonra sıra aşık olmanın zorlu, ancak bir o kadar da keyifli anları ile tanışmaya geldi.
(Arka Kapak)
Hatice Doğan 
3 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir insanı sevmek ve bir insandan nefret etmek hangi ölçütlere bağlıdır, bugün dişlerinin arasındaki boşluktan etkilenip aşık olduğumuz insana uykuyu çok sevdiği için bir başka gün nefret besleyebiliriz. Aşk üzerine, aşkı felsefik temellere dayandıran bi kitap. Aşk nedir tarzından bi soruya cevap arıyorsanız bu o kitap değil. Aşkı ahlaksal, psikanalist ve daha birçok kurama göre izah etmeye çalışan bir kitap. Birçoğumuzun aşk üzerine düşündüğü ya da hissettiği bazı durumları çok güzel bi ifadeyle bu kitapta bulabiliyoruz. Aşk üzerine daha önce hiç duymadığız birçok kavramla; İsa kompleksi, tekerrür takıntısı, psikolojik yazgıcılık vb. Bence okunası ve üzerine düşünülesi bir kitap!

Humay Usubbayli 
06 Eyl 21:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Eğer amacınız romantik bir roman okumaksa bu kitab beklentinizi karşılayamaz.

Alain de Botton bu sefer felsefe acısından hepimize acı ve heyecan tattıran aşk duygusunu ele alıyor. Bir felsefi bakış acısından neden aşık oluyoruz. Neler hiss ediyoruz. Bu duygu bizi nasıl esire çeviyor. Alışkanlıklar nasıl acı çektiyor soruları etrafında düşünmemizi sağlıyor.

Aşık olmak insanın hayattaki romantik yazgıcılığı ihtlyacı sayesinde ortaya çıkıyor. Bu yazgıcılık aslında birine aşık olmaktan daha öteden gelen bir ihtiyaç durumudur. Belli bir kişi üzerinde hiss ettiğimiz duygular rastgele seçilmeden aslında o kişinin kendisinin aşık olma duygunsunun kaçınılmaz olduğunun isbatıdır. Yani kişiler değil, aşk önemlidir. Aşık olmak ilk başta bize özgünlük duygumuuz kayb ettirir. Sesini duymak için telefona sarılmak, sürekli mesaj yazmasını beklemek durumu sanki hayattan başka istek ve beklentimiz olmadan sürekli bir kişi etrafında zihnimizi meşkul etmemiz, sevdiyimiz kişinin sevdiyi her şeyi sevmemiz, onun yanında kendi halimizi önemsememek, sürekli aradakı benzerlikleri bulmak çabası sevdiyimiz birine kendimizi beyendirmekten, doyasıyla aşkın önemli özelliyi içersinde yer almıştır. Aşık olunan kişinin gözünde kim olduğunu kendine sormak kişinin zamanla kendi özgünlünlüye samimiiyyetsizlikle sonuçlanır. Ve önemli çaba ise sevdiyiniz kişinin yanında sıkıcı olmaktan korkmaktır. Aksi halde onu kayb edebilirsiniz. Onun hayatındakı kişilerle kendizi kıyaslamak, onlardaki sevib sevmediyi özellikleri kendinizde aramak ve ne kadar şansınız olup-olmadığınızı sürekli hesabını yapmak... Karşılık bulmadığınız zaman ise aşıktakı istırap hali daha yumşak hal alır. Karşılıksız aşkın ıstırabı emin bir ıstırap türüdür. Çünkü insan kendisinden başka birilerini incitme tehlikesi asla taşımaz. Ama aşk karşılıksız olduğu zaman ise kendi başına acı çekmenin duygusunu terk ederek bir başkasının acı çekmesinin sorumluluğunu taşımak zorunda kalıyor. Bazen aşkı daha güçlü tutku ve duygu haline getiren şey Marksızmlere göre karşılıksız ve ulaşılamaz olduğudur. Bu zaman insan istek duyguduğu şeyden uzak kalmanın ve uhtesi ile daha çok can atar. Montaigne göre aşk bizden kaçanı kovalamaktan ibarettir. Tutkulara ulaşamayan aşık için bu artık esarettir. Engel tutkuyu çoğaltır.   Her çabası boşa çıkınca bu duygu daha da artar, ve bıkıldıktan sonra yavaş-yavaş sona erir. Ve bir kişiyi seviyorsan aslında yeterince tanımiyorsun der Marksizmler. Neden, çünkü aşık olduğunuz kişide hep sizin keşf etmek isteyiniz özellikleri bulmak isteği de vardır. Keşf ettikçe tanır ve bilinir hale gelir. Ve marksist özellik aşıklarda sık rastlanan durumdur. Kişi kendi kişiliyi ile anlaşamıyor ve kendisininden nefret ederse , aşka karşılık bulunan kişinin sevgisine layik olmadığını düşünür. Platon ve Kant düşüncesinden yola çıkarak aşka bakan yazar şöyle düşünür. Aşık olduğumuz kişiyi nasıl saçeriz, Güzel olduğu için mi aşık oluyoruz yoksa aşık olduğumuz için mi güzel buluyoruz. Eğer karşınızdakı kişiye aşıksanız o zaman o estetik değerlere uygundur. Kant`a göre ise bir kişiyi aşık olduğunuz için güzel buluyorsunuz.  Aşk konusunda istediğimize ulaşamadığımız zaman. çektiğimiz çilelerden karşı tarafın da haberdar olmasını isteriz. Bazı iradi zayıflıklar gösteren aşık intihara bile teşebbüs eder. Buna sebep karşısındakı insanı kendisine olan aşkını ölümle sergilemekten ibarettir. Bu nedenle de intihar yoluna koyulur.

Alain de Botton'dan yine harika bir eser. Fikirlerine büyük saygı duyduğum, rakı masasında oturup sohbet etmek isteyeceğim birkaç kişiden birisidir Botton. "Aşk Üzerine" adlı kitabında da sade anlatımıyla fikirlerini ortaya dökmeyi bilmiş.

Daha önce Romantik Hareket adlı kitabını okumuştum. Onu okuyalı epey olmuştu ama 2 kitabın birbirine benzediğini söyleyebilirim. Aşk üzerine'de yine bir çifti ele alıp, erkeğin gözünden yaşadıkları aşkı anlatıyor yazar. Aşkı hem bir duygu hem de bir süreç olarak ele alıp, onu tüm yönleriyle inceliyor kitabında. Bunu yaparken de birçok filozofun görüşlerinden yararlanıyor. Bir arkadaş kitapta derin cümleler beklenmemesi gerektiğini belirtmiş. Sanırım bunu söylemesindeki sebep, Botton'un anlatım tarzına dayanıyor. Botton konuları öyle sade ve akıcı bir dille anlatıyor ki, arkadaşın ifadesiyle "derin" cümleler bir anda kolay anlaşılabilir hale geliyor.

Botton, sadece ortalamanın altındaki değil, her seviyedeki okura başarıyla hitap ediyor. Okumanızı tavsiye ederim.

Cemre Kara 
14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ne zamandır böyle bir kitap okumamıştım aşkın anatomisi bu olsa gerek okuduğum tüm aşk romanlarının özeti kısaca aşkın en bilimsel hali

Sebahat 
 10 Eyl 21:58 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her ay bir Alain de Botton :) Büyülü yazar.

Okurken elinizden bırakmak istemiyorsunuz ama hemen hemen her bölümde düşünmen, anlaman gereken yerler var. Biraz ara verip devam etmek gerekiyor. Bu çok hoşuma gitti. Aşkta özgün, gerçekçi olmak; romantik terörizm ve romantik pozitivizmden uzak olabilmek gerçekçi kararlar almamıza yardımcı oluyor.

Ali Haydar Özcan 
05 Nis 20:39 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bir aşk nasıl başlar nasıl devam eder hep merak etmişimdir. Çok çok ayrıntılı işlenmiş ilk 100 sayfa beni tatmin etmiş olsa da daha sonra gereksiz olarak gördüğüm ,belki de bana öyle gelmiştir, bir çok duyguya girmiş.

Korhan Özalpagut 
23 Ara 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Aşk hakkında bir kitap. İlk elime aldığımda ön yargılıydım. Çünkü tam olarak bir roman değil. Sıkıcı olacağını düşünmüştüm. Fakat okumaya başladıktan sonra yanıldığımı anladım.

miraceti 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Bu kitabı okurken derin cümleler beklerseniz bu sizin için beyhude bir bekleyiş olur :) Ortalamanın üzerinde bir okuru tatmin edeceğini düşünmüyorum. Tatilde , fazla kafa yormadan okunacak akıcı, sıkıcı olmayan bir kitap. Bir kadın ve bir erkeğin yeni başlayan ilişkilerinin erkeğin gözünden adım adım değerlendirilmesi diyebiliriz.

Serkan 
 26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 26 günde · 8/10 puan

Kendinizi ve ilişkinizi tanımak, ilişkilere bakış açınızı, üzülme-acı çekme sebeplerinizi,sevme hissinizin temelini düşünmek için yollar açıyor. Aşktan da öte hayat üzerine bir kitap. Bir çok yerde kendinizden izler bulabilirsiniz.

crocus 
02 Ağu 16:20 · Kitabı okudu · 13 günde · 10/10 puan

Botton'dan aşk üzerine her şey... Nasıl, neden, kime aşık oluruz? Aşk nasıl başlar, nasıl sürer, nasıl biter vs. Hem deneme hem roman bir kitap...

Kitaptan 61 Alıntı

Ayşee 
04 Haz 02:52 · Puan vermedi

Vaha kompleksi & Aşk
Vaha kompleksi yaşayan susamış bir adam, gerçekte gördüğü için değil, gereksinim duyduğu için su, palmiyeler, gölgelik alanlar gördüğünü sanır. Doyurulmayı bekleyen gereksinimler kimi zaman halüsinasyonlar doğurur: Susuzluk suyu hayal eder, aşka duyulan gereksinim de iyi bir erkek ya da kadını. Vaha kompleksi aslında bütünüyle bir yanılsama değildir: Çöldeki adam ufukta bir şey görür. Ama palmiyeler sararıp solmuş, su kuyusu kurumuş ve ortalık çekirgelerin istilasına uğramıştır.

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Asude Bilgi 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk, ortak hoşnutsuzlukları bulup çıkarmakla besleniyordu.İkimizde x'ten nefret ederiz, birbirimizi seviyoruz'a dönüşüyordu.Aşıklar, yani dolayısıyla suçlular olarak, birbirimize olan sadakatımızı, başklarına olan sadakatsizliğimizi ortaya koyarak kanıtlıyorduk..

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Ayşee 
04 Haz 02:47 · Puan vermedi

... aşk varılacak bir nokta değil, o noktaya giden yolun kendisidir ve aşığın hedefine ulaşması, yani sevdiğini elde etmesi (yatakta ya da başka şekilde) aşkı küllendirir.

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Asude Bilgi 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Olgun bir insan ilk görüşte aşık olmaz.Aşık olmak, insanın atlayacağı suyun ne kadar derin olduğunun bilincinde olmasıyla başlar.

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Asude Bilgi 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşık olunan kişiyle henüz bir samimiyet kurmadan önce bile onu zaten tanıyormuş gibi tuhaf bir duyguya kapılabiliriz.Onunla daha önce bir yerde, bir önceki yaşamımızda ya da belki rüyalarımızda tanışmışızdır sanki..

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Asude Bilgi 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Varoluşumuzu izleyen bir başkası olmadığı sürece gerçekte varolmadığımız doğrudur belki de, söylediklerimizi anlayacak biri olmadan doğru dürüst konuşamayız, yani meselenin özüne inecek olursak, sevilmiyorsak, tam anlamıyla yaşıyor olamayız.

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Ayşee 
04 Haz 02:44 · Puan vermedi

"İnsanların asıl yüzünü görmek hem kolay, hem de bir işe yaramıyor." demişti Elias Canetti, başkalarında gereksiz yere kabahat bılmamıza ilişkin.
Öyleyse aşık olmak, bu süreçte biraz körleşmek pahasına da olsa, başka insanlarda kabahat bulmayı anlık bir dürtüyle askıya almaktan kaynaklanıyor olamaz mı?

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton
Asude Bilgi 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Her aşık oluş (Oscar Wilde'a kulak verecek olursak) umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir.Kendimizde gördüklerimizi, onda görmemeyi umarak aşık oluruz- yani karkaklıklarımızı, zayıflıklarımızı, tembelliğimizi, sahtekarlığımızı, verdiğimiz ödünleri ve aşırı aptallıklarımızı.Sanırız ki seçtiğimiz kişinin çevresine aşk kordonunu sarınca içindeki tüm hatalardan arınacak ve tabii sevilesi olacak.Kendimizde göremediğimiz mükemmelliği buluruz ötekinde ve aşk yoluyla onunla birleşerek, (öyle olmayacağını bile bile) insanoğluna olan şüpheli inancımızı korumaya çalışırız.

Aşk Üzerine, Alain De Botton (Sayfa 20)Aşk Üzerine, Alain De Botton (Sayfa 20)
Tuba Korkmaz 
01 Haz 11:31 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Beni seviyorsan,yeterince tanımıyorsun,yeterince tanımadığına göre de tanıyana kadar sevgine alışmak delilik olur.

Aşk Üzerine, Alain De Botton (Sayfa 61 - Sel yayıncılık)Aşk Üzerine, Alain De Botton (Sayfa 61 - Sel yayıncılık)

Sanırız..
Her aşık oluş umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir. Kendimizde gördüklerimizi onda görmemeyi umarak aşık oluruz - yani korkaklıklarımızı, zayıflıklarımızı, tembelliğimizi, sahtekarlıklarımızı, verdiğimiz ödünleri ve aşırı aptallıklarımızı. Sanırız ki seçtiğimiz kişinin çevresine aşk kordonunu sarınca içindeki tüm hatalardan arınacak ve tabii sevilesi olacak. Kendimizde göremediğimiz mükemmelliği buluruz ötekinde ve aşk yoluyla onunla birleşerek, (öyle olmayacağını bile bile) insanoğluna olan şüpheli inancımızı korumaya çalışırız.

Aşk Üzerine, Alain De BottonAşk Üzerine, Alain De Botton