Duygusal yapmacıklıklardan, sonsuza dek söz verişlerden, tutkuların kontrolünden, bizi her zaman aynı felakete, aynı yalnızlığa götüren aşk oyunlarından gına geldi.
Savunacak, peşinden gidecek hiçbir şey yok, bütün hayallerimizi terk ettik. Uygunluk ve benzerlik içerisinde yaşadık. Rahattan başka hiçbir şey aramadık ve bu tatsız tuzsuz arayışta sevinci, mutluluğu kaçırdık.