EsRa

EsRa
@Esrora
tuhaf bir uzaylının karalama defteri
Doğa, çok garip bir biçimde, romancının tutarlılığı hakkında hüküm verebilelim diye içsel bir ışık bahşetmiştir bize adeta. Belki de tabiat, olanca mantıksızlığı içinde, zihnimizin duvarlarına görünmez bir mürekkeple, bu büyük sanatçıların tasdik edip uygulayabileceği bir önsezi bırakmış, yalnızca dehanın ateşine tutulursa görünebilecek bir taslak çizmiştir.
Reklam
Insanlar huzur ve sükûnetle tatmin olmalı demek beyhudedir. Aksiyona ihtiyaçları vardır, bulamazlarsa yaratacaklardır onu. Milyonlarca insan benimkinden daha hareketsiz bir alın yazısına mahkûm ve milyonlarcası kendi paylarına düşene karşı sessiz bir isyan içinde. Insanların üzerini toprakla örttüğu hayat yığınlarının içinde kim bilir kaç isyan mayalanmaktadır.
On altıncı yüzyılda büyük bir yetenekle doğan bir kadın muhakkak ya delirir ya kendini vurur ya da köyün dışındaki izbe bir kulübede geçirirdi hayatının geri kalan günlerini, yarı cadı, yarı büyücü olarak addedilir, ondan korkulur ve alay edilirdi.
Evet, para ve güç sahibiydiler, ama göğüslerinde ciğerlerini durmadan parçalayan, akciğerlerini didikleyen bir kartal, bir akbaba beslemek pahasına -sahip olma arzusu, ele geçirme hırsı ile sürekli başkalarının arazilerine ve mallarına gözlerini dikmiş, sınır çizip bayraklar oluşturmuş, savaş gemileri ve zehirle gaz üretmiş, kendi hayatlarını ve çocuklarının hayatlarını feda etmişlerdi.
Yanılsamayla yaşayan yaratıklar olduğumuz düşünülürse belki de her şeyden çok, insanın kendine güveni olması gerekiyordu
Reklam