Ölürsem vasiyetimdir;
Dünyanın bütün ormanlarını ve kirletilmemiş tüm sularını, balıklara,
O balıkları, sabah vakti enginlere açılan güzel balıkçılara,
Güvercinleri, mavi göklere,
Güzel yavruları, tatlı annelere,
Anneleri, anlayışlı erkeklere,
Yeşillikleri, koyunlara,
Kuytuları, böceklere,
En güzel ilhamları, ilham beklemeyen sanatçılara,
Dürüst sanatçıları, dürüst okuyuculara,
Yıldızlı geceleri, aşıklara
Gücü, ezmeyenlere
Şöhreti, taşıyabilenlere
Borçlarımı, ödeyebilecek birilerine bırakıyorum.
Bülent Akyürek
Müzik söze dökülerek anlatılabilir bir şey değildi. İçimizde yeni bir dünya değil, yeni bir kaostu yarattığı. Kelimeler! Sadece kelimeler! Ne korkunçtu onlar! Ne kadar apaçık, canlı ve insafsızdılar! İnsan kelimelerden kaçamıyordu. Öte yandan kelimelerin ne incelikli bir büyüsü vardı! Biçimsiz şeylere esnek biçimler kazandırır gibiydiler. Bir viyola ya da lavta sesini andıran tatlı bir melodileri vardı sanki. Sadece kelimeler...
Kelimelerden daha gerçek ne vardı ki?