Esra

Ah! Şu aciz benliğim; "kimsenin kalbine yara olmadan göçüp gitse şu dünyadan..."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Önce; güzel güzel içinden gelir, sonra fitil fitil burnundan. Sonra; kimseye demeden, kimseye değmeden, kimseden olmadan, kimseden ummadan sıyrılıp gitmek istersin bu hayattan.
"Sen, kendine yazılmış en güzel hikâyeden habersiz, başkalarının hikayelerine girmek için çırpınıp, giremediğinde de kederlenenlerin Rabbisin. Hikâyem sana emanet. Nasibin en güzel çiçeklerini iliştir hikâyemin satırlarına... "
Dedim ki: ben şimdi nasıl anlatayım onu düşündüğümde sol kaburgalarıma giren ağrıyı! Ne zaman hayale dalsam onsuz olacak diye kursağıma dizilecek hevesleri?
"GİTMEK" diye bir ülke yapmışlar. Taşına, toprağına hasretiz hepimiz. Bir türlü gidemedik...