Esra

Kimi çiçek, kimi meyve getiriyor. Sonra onlar kentin yaşamına dönüyor. Ben hastanenin sonsuz yalnızlığına. Geceler çok erken gelir hastanelere. Ama bitmek bilmez. Gün doğmak bilmez. Kış günlerinin hemen öğleden sonra kararıveren havasıyla birlikte akşam çöker hastane koridorlarına.
Sayfa 39·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
O esir. Her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirrmeyi esir. Her gün gelişen, her gün büyüyen, tüm çağlara varan bir bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varamayacak. Anadili bile gelişmemiş. Düşünceleri, insan varoluşunun gerçeğini kavramaya yeterli değil.
Sayfa 26·Kitabı okudu
1000Kitap
Bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. Dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.
Sayfa 25·Kitabı okudu
1000Kitap
Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun.
Sayfa 12·Kitabı okudu
1000Kitap
Bütün küçük burjuvalar gibi, sorumluluklarını zorunluluğu ile bağlılar birbirlerine. Her sabah ve her gece öylesine sevgisiz ki. Bunlar çoğunlukla "görev ve vatanlarına düşkün" karı kocalar.
Sayfa 11·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam