“Ruhunda olup biten her şeye kulak verip eksiksiz tespit etmeye koyuldu. Heyecanının derin ve ezeli bir kırgınlığa dönüştüğünü hissetti. Ama dayanıklı değildi bu duygu, kaybolurken yerini mağrur bir umursamazlığa bıraktı nedense, umursamazlık ise daimi huzura dair bir sezgiye.”
“Ama ne mutlu ki, messir, evli değilim ve sizinle açık konuşayım, evli olmadığım için mutluyum. Ah, messir, hiç bekârlığın özgürlüğü boyunduruğun ağırlığına değişilir mi?”