John Galt Kim

John Galt Kim
Vincit qui se vincit.
Sağlık Memuru
Yüksek Lisans
İstanbul
14 Eylül
371 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
“Savaş, evet savaş! Sonra da çok doğal bir şekilde bunu tartışmaya başlıyorlardı; evet, olabilir mi? Olursa ne zaman? Nasıl? Evet! Savaş işte böyle başlıyordu. Kristóf birden her şeyi anlayıvermişti. Savaş, cephelerde olup bitecek savaş eylemlerinden çok daha önce başlıyordu. İnsanların ruhunda doğallaşmasıyla boy veriyordu. Savaş meydanlarında patlayan bomba, evleri yakıp kül eden topçu ateşi olmadan çok önce ‘savaş’ insanların ruhunda yer buluyor ve doğal karşılanıyordu.”
Sayfa 80·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“İnsanların ruh dünyası bir yanardağ gibi alev püskürtüyordu; duman ve zift! Ölüm korkusu gelmişti, insanlar çılgınca bir çabayla kendilerini para kazanmaya vermişlerdi. İlk yıllarda her şey parayla ölçülüyordu. Kırışık, eski, buruşuk banknotlar her şeyin kıstasıydı. Toplumsal hayat, aile içindeki duygular, insanların düşüncesi, hepsine yön veren paraydı. Ama para hırsı eskiye göre farklıydı: Para artık sadece bir amaç ya da değer ölçütü olarak algılanmıyor, bir uyuşturucu etkisi yapıyordu. Madde bağımlıları gibiydiler, kullandıkları miktarın artması için her şeye hazırdılar. Yalan söylüyorlardı, başkalarını aldatıyorlardı, cinayet işliyor, gerektiğinde de görmezden geliyorlardı. İnsanların beyinleri bu ortamı görmemelerini sağlayan bir toz bulutunun ardındaydı. Var olan toplumsal yapı her köşesinde ve her biriminde çatırtılar içindeydi. Bu çılgınlığın tüccarları, çılgınlığı daha da tırmandıran değerleri uluorta pazarlıyorlardı.”
Sayfa 47·Kitabı okudu
“Vatana indirilen darbeler onun ruhunda ve bedeninde derin yaralar açıyordu, sanki bir aile üyesi parçalanıyordu. Vatana karşı girişilen onursuz saldırılar bir aile üyesinin gözleri önünde onursuzlaştırılması gibi dayanılmaz ve affedilmez bir girişimdi.”
Sayfa 30·Kitabı okudu
“Evet, biraz da kürsüden soru soran bir yargıç gibiydi. İçinde bir şeyler zedelenmişti. Ve yaralanan biri için bu tavır artık sadece savunmaydı; yanına yaklaşılmasına izin vermeyen, çünkü acı çeken bir insanın savunması.”
Sayfa 29·Kitabı okudu
“Kristóf beklediği türden konuşmaların hayatta hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini çok geçmeden anlamıştı. Hayatın gerçeklerini sözlerle etkilemek imkânsızdı. Hayatın çıkarıp önümüze koyduğu durumlar, tarih öncesinden kalma kaya kütleleri gibi sert ve hantaldı.”
Sayfa 28·Kitabı okudu