Bir Kibritle Yok Olmak 2 • Yorumum
5/5
İlk kitabı çok severek okumuştum. Bu kitabı da çok severek okudum. Yazarın yazım dili çok akıcıydı, kitap su gibi aktı resmen. İlk kitapta olduğu gibi devam kitabımızın genelini Başrol Erkek karakterimiz "Barut Ulu"nun bakış açısından, yer yer kadın karakterimiz Talia'nın bakış açısından da okuduk. Hayalet timinden bazılarının ilişkilerini okuduk ve gerçek kimliklerini öğrendik. Umay ve Akif Cesur'dan da geçmişlerini okuduk. Hafif de olsa onlardan geçmişlerini okuduğumuz için, onlara yer verildiği için mutluyum ve hüzünlüyüm.
Kitap her duyguyu yaşattı bizlere. Kahkahalarla, umutla, hüzünle okuduk. Yeri geldi güldük, yeri geldi ağladık... İlk kitapta aklımıza takılan çoğu sorunun cevabını bu kitapta alıyoruz.
Barut Ulu'nun Talia'ya olan duygularını, ikisinin birbirine olan düşkünlüğü okumak çok güzeldi. Talia ve Barut'un ilişki bakımından bu kitapta daha çok yakınlaşmalarını, birbirlerine kenetlenmelerini ve aşklarını okuyoruz. Onların her sahnesini gözlerimden kalpler çıkarak okudum Konu Talia olduğunda Barut Ulu'nun içinden bir şairin ortaya dökülmesi... Eriyorum ya.
Yarbay Beton ile Talia'nın arasında ki baba - kız ilişkisi, aralarında ki o derin bağ beni çok etkiledi. Çok güzeller. Talia'nın hayatında Yarbay Beton gibi bir baba figürünün olması kalbimi eritiyor. İkisinin sahnelerini okumayı çok seviyorum, okurken gözlerimden kalpler çıkıyor.
Ulu ve Barışın dostluğuna hayran kaldım. Onları okurken yüzümde tebessüm eksik olmuyor. İkisinin dostluk ilişkisi çok eğlenceli.
Kitabın son sayfalarını hıçkırarak okudum desem yeridir... Şuan çok mutsuzum ve acilen 3. Kitabın gelmesini istiyorum. Umarım son sahnelerde yaşanılanlar gerçek değildir, bir plandır. Yoksa 3. Kitabı okurken daha da kötü olacağız okurlar olarak. Acilen 3