(...) kızın sözünü edemem, çok alıngan, çok durgundur o... Kendisi için söylenecek her söz - iyi niyetle de söylenmiş olsa - kırabilir onu; anlamıyor değildim onu...
Unutuyorum hep, öyle ya, daha o kadar gençsiniz ki, yirmi beş bile değil, yirmi üç yaşındasınız belki! Bense otuz yedi, neredeyse otuz sekiz oluyorum, neredeyse sizden bir o kadar daha yaşlıyım. Uykusuz gecelerden, baş ağrılarından saçlarım apak olacak nerdeyse.