Şairler hassas insanlardır, acılarını ve sevinçlerini belli etmeden yaşarlar. Ne varlığa sevinirler ne yokluğa yerinirler. İçlerinde kurdukları dünyanın gizemli yolcularıdır onlar, iç yolculukları asla bitmez. Dış dünyayla çok da alacak verecek bir şeyleri yoktur.
Ömer Hayyam, bir şiirinde pergel için şöyle der:
Sevgili seninle ben pergel gibiyiz
İki başımız var, bir bedenimiz
Ne kadar dönersem döneyim çevrende
Er geç baş başa verecek değil miyiz?
Aslında sayılarla kimsenin başı hoş değildir. Hem gençlik oyunudur sayılar. Ancak gençlikte oynanır. Newton yerçekimi yasasını 24 yaşında, eliptik yörüngeyi 37'sinde buldu, 50'sinde matematiği bıraktı. Galois 21, Abel 27, Ramanujan 33, Riman 40 yaşında öldü. Tekin değildir sayılar. Bizi zıvanadan çıkarırlar. Kargışlı, gözü hara yaparlar.