Abderalılar kitabı okunmayı hak eden enfes bir hiciv romanı diyebilirim.Kitapta anlatılan Eşeğin Gölgesi Davası bana 1986 yılında çekilen ve Kemal Sunal'ın oynadığı DAVACI filmindeki olayı anımsattı.Filmde, bir köyde yaşayan iki komşunun aralarındaki dava ve süregeçen 7 yıl anlatılmaktadır. Yargı düzenine bir eleştiridir. Bir bakıma adalet kapısına gidip adalet ararken bir daha düşünmenize neden oluyordu.
Filmde kırsal kesimde yaşayan inatçi ve saf insanların yaşadıkları olaylar anlatılıyor. Havyan sürüsünün komşu bahçesine girmesiyle baslayan dava süreci yedi yIldan beri sürmektedir. Taraflar açtıkları davadan da vazgeçmemekte inat etmektedirler.Tıpkı Eşeğin Gölgesi davasında birbirlerini dava edenlerin yaşadıkları olay misali.
Abderalılar eseriyle ilgili en güzel incelemenin yine eseri bizlere çeviren Prof.Dr.Vural Ülkü tarafından yapıldığını söylebilirim.
"Abderalıların hikâyesi", beş "kitap"ta anlatılır, her kitap, Abderalıları belirli bir açıdan gösterir. İlk iki bölümün başlığı "Dâhi ve Dar Kafalılar" olabilirdi. Bu bölümlerde dar kafalılar grotesk "mantıkçılar" olarak, Abdera'nın yetiştirdiği tek olağanüstü adam olan filozof ve doğa bilgini Demokritos ile tartışırlar. Bu mükemmel insan, bütün varlığı ve hareketleri ile dar görüşlüler için gitgide anlaşılmaz ve ürkütücü olmaktadır. Sonunda ünlü hekim Hippokrates'i davet edip ondan filozofu deli ilân etmesini bile isterler.
Üçüncü kitapta, yani Euripides ile karşılaşmada, dar görüşlülerin sanat anlayışı ve eleştirici olarak gülünç durumlara düşmeleri anlatılır. Bu bölümde Wieland, Mannheim'da yaşadıklarından yola çıkarak, devrin tiyatro hayatını hicvetmek fırsatını bulur.
Dördüncü kitap, "Eşeğin Gölgesi Davası", eserin gerilimi en yüksek bölümüdür. Bu bölümdeki hiciv oklarının hedefi, yargıç rolündeki dar
Matbaaya verilmeden önce editör tarafından hiç mi gözden geçirilmez bir kitap ,satır sonlarındaki kesmelerde o kadar fazla harf hatası var ki anlatamam.Bunun haricinde kitaba,bizlere verdiği güzel mesajlara haksızlık edemem.
ÇağrışımlarSavaş Ş. Barkçin · Mecra Kitap · 2022248 okunma
Kitapla ilgili söyleyeceğim şeyi aslında yazar son satırlarda belirtmiş:
"Yayıncılara da hakkımı helal etmem için baskı ve tertipte ciddiyet göstermeleri gerek."
Kitapta o kadar çok yazım yanlışı var ki insan odaklanmakta zorluk çekiyor okurken. Yayınevi ve editör hiç mi hiç gözden geçirmemiş kitabı baskıya vermeden önce.Ve yukarda kitabın yazarının vasiyetine bir nevi ihanet etmiş fikrimce ...
Kitabın konusuna gelince o kadar yazım yanlışından sonra incelemede heves kalmadı bende...
Uzay ÇiftçileriAli Nar · Yenidevir Yayınları · 201747 okunma
Kitabın baş karakterleri Ostap Bender ve İppolit nedense bana Yeşilçam'ın unutulmaz filmlerinden biri olan Tokatçı'da rol alan Kemal Sunal ve Şevket Altuğ'u ve onların başlarından geçen maceraları anımsattı. On iki adet sandalyenin peşinden koşan karakterlerimiz türlü şekillere girerken kah güldürdü kah üzdü. Tavsiyemdir, kesinlikle okumanızı öneririm.
On İki SandalyeYevgeni Petrov · İletişim Yayınları · 2016288 okunma
Hayatın Kaynağı'nda olduğu gibi Yaşmak İstiyorum'da da unutulmaz karakterler oluşturan Ayn Rand harika bir yazar.Tabiri caizse onun eserleri anlatılmaz okunur .