Funda‍‍

Funda‍‍
@Eva2
iyi ki kitaplar var...
Her renk diğerinden ayrılmak istiyordu...
İnsanları Türk, Kürt, Ermeni, Sırp, Yunan, Rum... Nasıl birbirinden ayırıyorsunuz? Takvaca üstün olanın en hayırlı olduğunu,Yaradan nezdinde Arap'ın Arnavut'a ,Türk'ün Acem'e bir üstünlüğü olmadığını bilmiyor musunuz?
Sayfa 73·Kitabı okudu
Reklam
Zehra'ya hiç hayır demeyen İsmail.Âh İsmail...
"Günâh da âh'la kafiyelidir. O da siyâh'la ,simsiyâhla ,vâh'la ,eyvâh'la. Lâkin hepsi de Allah'la. Âh'tır kafiyelerin en güzeli."
Sayfa 65·Kitabı okudu

Funda‍‍

, bir kitap okudu
7/10
·304 syf.·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 20:07
·
2026 2. kitabı
Maud Ankaoua
8.2/10 · 1.334 okunma
İnsanların her zaman tavsiyeye ihtiyaçları yoktur; bazen sadece ellerini tutan bir ele, kendilerini dinleyen bir kulağa ve onları anlayan bir kalbe ihtiyaçları vardır.
Hayatta hatalarla yaşamak, pişmanlıklarla yaşamaktan iyidir.
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 17:04
Bazı kitaplar, insanın hayatına tam olması gereken anda dokunur. Sessizce gelir, büyük sözler söylemez ama okurun iç dünyasında derin bir karşılık bulur. Bu kitap da böyle bir etki bıraktı; sakin diliyle durup düşünmeye, kendine daha yakından bakmaya davet etti. Kitap boyunca içime en çok işleyen cümle şuydu: “Hayatta hatalarla yaşamak, pişmanlıklarla yaşamaktan iyidir.” Bu söz, basit gibi görünen ama insanın içini sessizce sarsan bir hakikati taşıyor. Çünkü çoğu zaman yanlış yapmaktan değil, yanlış yapmış olmanın vereceği pişmanlıktan korkuyoruz. Oysa pişmanlık, hiç yaşanmamış ihtimallerin ağırlığıyla insanı daha çok yoran bir duygu. Hatalar ise acıtsa bile öğretir, dönüştürür, insanı büyütür. Bu cümle şunu hatırlatıyor: Hayat cesaret istiyor. Seçim yapmayı, risk almayı, bazen düşmeyi… Çünkü düşmeden yürümeyi öğrenmek mümkün değil. Kitap, bunu bağırarak değil; sakin, incelikli ve kalbe dokunan bir dille söylüyor. Okurken insan kendini yargılanmış değil, anlaşılmış hissediyor. Belki de en iyileştirici tarafı bu. Yazarın dili, insanın iç dünyasına saygılı. Büyük iddialar, keskin yargılar yok. Daha çok “bak, yalnız değilsin” diyen bir ses var. İnsan kendi karanlığında yolunu ararken, bu kitabın uzattığı ışık tam olarak bu: Kendinle barışma cesareti. Kitabın bıraktığı en güzel his ise şu cümlede toplanıyor: “Başkasına sevgi ışığı tuttuğumuzda, ışıltısı en sonunda bize de sıçrar.” Belki de kitap tam olarak bunu yapıyor; okuruna bir ışık tutuyor ve o ışık sessizce kalbe yerleşiyor. Etkisi geçmeyen, iz bırakan bir okuma.
Kendimi Kaybettiğim Yerde BuldumVeronique Maciejak · Yan Pasaj · 2022553 okunma