عليناl

عليناl
@Evanescencee
•Yüreğini kolla Aureliano, ölmeden çürüyorsun..
Şunca ömründe gülmek istedi Bir demet gül de olurdu O mevsim hiç gelmedi .. Herkes gördü Gözlerinde devrilmiş bir gece bir kuyu bir ülke bir masal vardı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İstediğim çocuklarıma bir babaydı. Hizmetçilik de yapacaktım, razıydım ama yanımda bir insan, tutunacak bir dal aradım. -Sultan (1978)
Şoray’ın yarattığı karakterlerin yüceliği, onun sevdayı reddetmesiyle de doğrudan ilişkilidir. Hem Vesikalı Yarim (1968) hem de Selvi Boylum Al Yazmalım’da (1977) çok sevse de aşkının peşinden gitmeyen bir Şoray vardır seyircinin karşısında. Şoray, aşk konusunda alabildiğine sevdalı alabildiğine hoyrattır. Bir yanı sevdiğinin yanında yürümek isterken bir yanı durmasını ve arkasını dönüp gitmesini ister. Şoray da gün sonunda kalbini değil de aklını dinler. Seyirci, Şoray’ın en çok bu yönüne inanır.
“Adımı küçük harflerle yazdılar.. küçük harflerle.. Zavallı ben.. tüm dürüstlüğüme rağmen hem de..”
Türkan Şoray’ın anılarını anlattığı bir kitaptan..
“Gerçekte yaşananlar farklıydı, farklı kimlikte kadınlar vardı, edilgen değil etken, ezilen değil ayakta duran.. Hayatta sadece aşk acısı yoktu, yaşanan başka acılar da vardı.”