Yaşadığımız şu süreçte ekran zamanı ve ilişki kurduğumuz uygulamalarla orantılı olarak bir tarz "ölüm sarhoşluğu" içindeyiz. Tıpkı alkol bağımlılarının alkol tüketimlerini inkar ettikleri ve sıradanlaştırdıkları gibi bizlerle sanal bağımlılığımızı kabul etmiyoruz. Ayrıca son senelerde izlediğimiz cinsel sapıklıklar, toplumsal cinsiyet, kadınların erkekleşmesi, evlilik yaşının gün geçtikçe artması, abartılmış hayvan sevgisi, dini ve manevi değerlerin çöküşü aile kurumunun ifsadı gibi sosyal değişimleri zamanın şartlarının getirdiği normal değişimler gibi görme eğilimindeyiz. Fakat derinlemesine bir araştırma yaptığımızda bu değişimlerin hassasiyetle hazırlanmış farklı toplumsal mühendislik projeleri olduğunu fark ediyoruz parçaları bir araya getirdiğimizde büyük resim ortaya çıkıyor ilk hedef aile ve sonraki hedef de bütün insanlık. Bir azınlığın yönlendirdiği, politik bir amacı olan, ellerindeki finansal ve medya gücünü en üst düzeyde kullanan, kendilerini yarı tanrı zanneden insanlarla karşı karşıyayız.
Gey hayat tarzı savunucuları, genelde psikolojik sorunların, çevre/mahalle baskısı yüzünden çıktığını savunup " Ötekileştirilme, aşağılanma, insan yerine koyulmama bizi hasta ediyor." derler. Fakat, gey hayat tarzına neredeyse hiç itirazı olmayan eşcinsellerin hoşgörü ile karşılandığı Hollanda ve Yeni zelanda'da yapılan çalışmalar bu durumun "homofobi" ile ilgili olmadığını göstermiştir.
...."erkek kadın" haline dönüşmüşlerse ne olur? Felaket olur. O nadide,birbirinden latif, rengarenk, rahiyasına doyum olmayan çiçekler solmaya başlar. Cennet bahçesi gibi olan gönülleri adeta dolu yağmuruna tutulmuş gibi tarumar eder. Ve çiçeklerin solmasının bir psikiyatrist olan bizi ilgilendiren yönü, hayat boyu depresyon yaşama oranlarını günümüzde erkeklere göre belirgin bir şekilde daha yüksek olmasıdır.
"Homofobi", "cinsel tercih", "onur"(pride) ve benzer deyimleri kullandığımızda farkına varmadan gerçeklikten kopar ve o sözcüğün etkisi altına gireriz.
.....trajik bir hayat tarzı olan eşcinselliğin, "onur" ile ne alakası vardır? Hayat beklentisini ortalama 20 yıl kısaltan, sadece AIDS'e ve maymun gribine değil bir dizi somatik ve psikolojik hastalığa yol açan eşcinsel hayat tarzı nasıl bir "tercih' olabilir?