Gey hayat tarzı savunucuları, genelde psikolojik sorunların, çevre/mahalle baskısı yüzünden çıktığını savunup " Ötekileştirilme, aşağılanma, insan yerine koyulmama bizi hasta ediyor." derler. Fakat, gey hayat tarzına neredeyse hiç itirazı olmayan eşcinsellerin hoşgörü ile karşılandığı Hollanda ve Yeni zelanda'da yapılan çalışmalar bu durumun "homofobi" ile ilgili olmadığını göstermiştir.
Doğulu ve batılı emperyalist güçler, İslam aleminde görünüşte bayrağı milli marşı ve yapmacık sınırları olan hakikatte ise kendilerine bağlı yapay devletçikler oluşturdular. Bu ülkeciklere faşizm, sosyalizm gibi kendi hasta fikirlerini ihraç ettiler. Ümmetin velayetini kendilerinin şişirdiği birtakım siyasi liderlere ve hiziplere veya ihraç malı batıl düşünce ekollerine bağlamaya çalıştılar. Oysa ümmetin velayeti gerçekte Allah'a ve Resulüne olmalıydı. Ayette belirtildiği gibi İslam ümmetinin esas hedefi ilayı kelimetullah için çalışmaktı.
"Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz" (Haşr 59/21)
"Öğretmen öğrencisini kötü ahlakından vazgeçirmek için mümkün olduğunca yumuşak davranmalı, imayla men etmeli, hatasını açıkça yüzüne vurmamalı ve de azarlamadan sevgiyle, iyiliğini istediğini ona hissettirerek düzeltmeye çalışmalıdır. Çünkü kusuru açıkça söylemek onur perdesini yırtar, kötülüklere dalma cesareti peyda ettirir ve hatada ısrar etme hırsını kamçılar."