Mustafa Sabri Efendi

Mustafa Sabri Efendi

Yazar
7.4/10
47 Kişi
·
91
Okunma
·
40
Beğeni
·
1201
Gösterim
Adı:
Mustafa Sabri Efendi
Tam adı:
Şeyhülislâm Mustafa Sabri
Unvan:
Türk Müderris, Şeyhülislam, Yazar
Doğum:
Turhal, Tokat, Türkiye, 1869
Ölüm:
Kahire, Mısır, 1954
Tokat'ın Kat köyünde doğdu. Köydeki Asarkaya (Karabacak) ailesindendir.Çocukluğunda Pazar nahiyesinde Peşli Hoca’dan ders alarak eğitime başladı. Sonra Kayseri Medresesi'nde din eğitimi aldı. 1889 yılında Rüus imtihanını kazanarak Fatih Camii'nde din dersleri vermeye başladı. Beşiktaş Asariye Camii imamlığını yaptı. 1900 ve 1904 yılları arasında II. Abdülhamid tarafından huzur derslerine alındı. 1918 yılında II. Meşrutiyet'ten sonra memleketi Tokat'tan Osmanlı Mebusan Meclisi'ne milletvekili seçildi. Sevr'i imzalayan hükümet döneminde şeyhülislam olan Mustafa Sabri, Yıldız Sarayı'nda Vahdettin başkanlığında toplanan Meclis-i Âlî'de anlaşmanın kabul edilmesi yönünde görüş bildirenler arasındaydı. Milli Mücadele karşıtı olması nedeniyle ülkeye girişi yasaklanmıştır. 2 Mart 1954 tarihinde Kahire’de ölmüştür. Eserlerinden bazılarının isimleri şöyledir: 1-Dini Mücedditler 2-Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyesi 3-Türkçe Kuran Meselesi 4-Meseleler Hakkında Cevaplar
Müslümanlar, devletin yeniden istiklalini kazanmasını kutlamakla meşgulken, işte tam bu sırada şer'î mahkemelerin kaldırılması acı bir tokat olarak yüzlerine patladı.
Tüm ülkelerde ordunun görevi, ülke ve halkın malını, canını, hürriyetini ve diğer haklarını düşman saldırılarından korumaktır. Asker, devlet ve halkın bu hizmet için tuttuğu kimsedir. Bu askerin ülke ve halkı yönetmeye kalkması, hizmetçinin patronunu yönetmek istemesi gibidir.

Millet, kendini düşmandan korumak için tuttuğu bu kimselerin silahı kendilerine çevireceğini nereden bilsin?
Ordunun devleti yönetmesinden hayır çıkmaz. Yıllarca devletin başını ağrıtan Yeniçeri isyanları malûm. Sonra II. Mahmud bu fitneyi ortadan kaldırarak devlet ve milleti onların şerrinden kurtarmıştı.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Resmî tarih ile ilgili bilgilerinizi bir kenara bırakıp, şu kitabı okumanızı istirham ediyorum..

O kadar çok yalanlar ile dolu ki tarihimiz... İnsan’ın okudukça sinirleri bozuluyor, nefreti artıyor..

Hilafet öyle bir önemli şey ki, şuan onun olmayışının acısını bütün ümmet çekiyor..

Ama inanıyorum inşaAllah tekrardan bu ülkeye gelecektir evelallah!
208 syf.
·Beğendi·10/10
Mustafa Sabri Efendi hilafetin kaldırılma(ilga)'sını sert bir üslupla eleştirmiş, hilafetin kaldırılması sırasında yaşanan olaylara değinmiş kaldırılması sonrası Müslümanlara ve İslama olacak zararlarından bahsetmiştir. Hilafet makamını dini, siyasi ve toplumsal açıdan analiz etmiş tarihteki olaylarla anlatımını desteklemiştir.Mustafa Sabri Efendinin medya ve yayın organlarına baskının bu denli arttığı ve iktidarı eleştirmenin yasak olduğu bir dönemde fikir ve düşüncelerini çekinmeden yazma cesaretini gösterebilmesi takdire şayandır.
208 syf.
·Puan vermedi
Kıymetli bir büyüğümüzün tavsiyesi üzerine okuduğumuz bu eser ziyadesiyle takdire şayan! Resmi tarih söylemini bir kenara bırakıp, taassup haletinden kurtularak garazkar surette değil bilakis ders almak gayesiyle okunduğunda alışılagelmiş pek çok doğru bilinenin arkasında yatan gerçekler ortaya çıkacaktır. Yeter ki 'O olmasaydı..' şeklindeki sloganik cümleden kurtulalım ve ismet sıfatının sadece ve sadece peygamberlere(Allah hepsinden razı olsun bizlere de şefaatini nasip eylesin) münhasır olduğunu bilelim.! Ayrıca şunu söylemek yerinde olacaktır. Hakikatlerin kötü bir huyu vardır. Er yada geç ortaya çıkarlar. Güneş balçıkla sıvanmaz hasılı. Son olarak Hz. Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin şu sözü bu hakikati tüm açıklığıyla beyan etmektedir.

"Hakikat, güneş gibidir, üflemekle sönmez; gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz, gözünü kapayan, yalnızca kendine gece yapar.!"
190 syf.
·2/10
Kurtuluş Savaşı karşıtı Alemdar gazetesinde “İslâmın kilidini İngilizler koruyacak” diye yazdığı halde, güvendiği-sığındığı-mandacılığını savunduğu İngiliz İslamının kendisini koruyamadığı, mahkeme zabıtlarına göre İngiliz Ajanı bir vatan haini olan ve bu suretle asılan İskilipli Âtıf ile birlikte; Milli Mücadele düşmanı Teâlî-i İslâm Cemiyetinin kurucularından birisi...Mustafa Sabri Efendi...

Fıkıh ve tefsir çalışmalarına ek olarak: tasavvufdaki nefs-i kâmile mertebesine ulaşma arzusunu(!) yalnızca Teâlî-i İslâm Cemiyetini kurarak değil, aynı zamanda İngiliz Muhipler Cemiyetinin de Fahri Başkanlığını yapıp önemli bir merhale kat ederek gerçekleştirmeye çalıştığını belgeleriyle bildiğimiz; hilafeti geri getirmek için Papa’sı XI. Pius'a mektup yazarak yardım dilenen; “Elimden gelse Türkleri Arap yaparım” diyen Kuva-yi Milliye ve Milli Mücadele düşmanı müellifin bu kitabında, Hilâfetin İlgası ile birlikte dönemin olayları konu alınmış.

İlk bölüm; genel çerçevede yazarın ilmi, ahlakı, siyasi ve dini görüşlerini kapsamakta ikinci bölüm ise Kavmiyetçi Düşünceden Şer-i Mahkemelerin ilgâsına, bazı gazete demeçlerinin tahlilinden iç politika meselelerinin değerlendirilmesine kadar, ayet ve (Ağırlıklı olarak K.tis'a dan uydurulmuş) hadislerden misaller vererek, detaylandırılmış tahliller içermekte.

Aslında kitabın ana fikri; geçmişte de bugün olduğu gibi hiçbir şekilde kitleleri, milletleri birleştirmeyen, çöküşü; tarihle, tecrübelerle ve Şerîf Hüseyininki gibi ihanetlerle sabit olan "ümmetçilik" hülyasının tekrar inşasına dayanıyor. Bu minval üzere rüya görenlere tavsiye edilebilecek, zihniyet itibariyle batırdıkları Osmanlıyı yeni devlete sirayet ettirmek için yoğun çaba sarfedilmiş bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Sabri Efendi
Tam adı:
Şeyhülislâm Mustafa Sabri
Unvan:
Türk Müderris, Şeyhülislam, Yazar
Doğum:
Turhal, Tokat, Türkiye, 1869
Ölüm:
Kahire, Mısır, 1954
Tokat'ın Kat köyünde doğdu. Köydeki Asarkaya (Karabacak) ailesindendir.Çocukluğunda Pazar nahiyesinde Peşli Hoca’dan ders alarak eğitime başladı. Sonra Kayseri Medresesi'nde din eğitimi aldı. 1889 yılında Rüus imtihanını kazanarak Fatih Camii'nde din dersleri vermeye başladı. Beşiktaş Asariye Camii imamlığını yaptı. 1900 ve 1904 yılları arasında II. Abdülhamid tarafından huzur derslerine alındı. 1918 yılında II. Meşrutiyet'ten sonra memleketi Tokat'tan Osmanlı Mebusan Meclisi'ne milletvekili seçildi. Sevr'i imzalayan hükümet döneminde şeyhülislam olan Mustafa Sabri, Yıldız Sarayı'nda Vahdettin başkanlığında toplanan Meclis-i Âlî'de anlaşmanın kabul edilmesi yönünde görüş bildirenler arasındaydı. Milli Mücadele karşıtı olması nedeniyle ülkeye girişi yasaklanmıştır. 2 Mart 1954 tarihinde Kahire’de ölmüştür. Eserlerinden bazılarının isimleri şöyledir: 1-Dini Mücedditler 2-Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyesi 3-Türkçe Kuran Meselesi 4-Meseleler Hakkında Cevaplar

Yazar istatistikleri

  • 40 okur beğendi.
  • 91 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 165 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.