Mustafa Sabri Efendi

Mustafa Sabri Efendi

Yazar
8.5/10
11 Kişi
·
22
Okunma
·
11
Beğeni
·
762
Gösterim
Adı:
Mustafa Sabri Efendi
Tam adı:
Şeyhülislâm Mustafa Sabri
Unvan:
Türk Müderris, Şeyhülislam, Yazar
Doğum:
Turhal, Tokat, Türkiye, 1869
Ölüm:
Kahire, Mısır, 1954
Tokat'ın Kat köyünde doğdu. Köydeki Asarkaya (Karabacak) ailesindendir.Çocukluğunda Pazar nahiyesinde Peşli Hoca’dan ders alarak eğitime başladı. Sonra Kayseri Medresesi'nde din eğitimi aldı. 1889 yılında Rüus imtihanını kazanarak Fatih Camii'nde din dersleri vermeye başladı. Beşiktaş Asariye Camii imamlığını yaptı. 1900 ve 1904 yılları arasında II. Abdülhamid tarafından huzur derslerine alındı. 1918 yılında II. Meşrutiyet'ten sonra memleketi Tokat'tan Osmanlı Mebusan Meclisi'ne milletvekili seçildi. Sevr'i imzalayan hükümet döneminde şeyhülislam olan Mustafa Sabri, Yıldız Sarayı'nda Vahdettin başkanlığında toplanan Meclis-i Âlî'de anlaşmanın kabul edilmesi yönünde görüş bildirenler arasındaydı. Milli Mücadele karşıtı olması nedeniyle ülkeye girişi yasaklanmıştır. 2 Mart 1954 tarihinde Kahire’de ölmüştür. Eserlerinden bazılarının isimleri şöyledir: 1-Dini Mücedditler 2-Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyesi 3-Türkçe Kuran Meselesi 4-Meseleler Hakkında Cevaplar
“Gene Türkiye’de herkes bilir ki Mustafa Kemal içkiyi çok sever. Onun ve arkadaşlarının içki içmeden geçirmedikleri bir gün veya bir gece yoktur.”
“Laiklik tamamen batı şartlarında oluşmuş, batıya özel bir kavramdır. İslamiyete tatbik edilmesi kesinlikle mümkün değildir.”
“Frenkleşmiş Müslümanlar İslam’a ve Müslüman’a gayr-i müslimlerden daha düşman ve daha zararlıdırlar.”
“Meşhur İngiliz casusu Lawrence şöyle diyor: Bu savaş sonunda mutlaka ve mutlaka Osmanlı Sultan’ın dini otoritesi ortadan kaldırılmalı. İşte Avrupa’nın amacı buydu. Hilafetin ilga edildiği gün, onların amaçlarına ulaştıkları zafer günüydü.”
“Mustafa Kemal’e halife olması yolunda bir çok teklifler gitmiş, ancak o tüm bu teklifleri geri çevirmiştir. O hilafet Osmanoğullarının kalıntısıdır ve onlarla beraber gitmelidir.” diyerek reddetmiştir.”
“Türk Milleti Dinine ve Şeriatine son derece bağlıdır. “Şeriatın kestiği parmak acımaz.” “baş başa bağlı baş şeriata bağlı” gibi atasözleri Türk halkının dini ruhunu çok güzel yansıtır.”
“Kemalistlerin iki hedefi vardı: Yönetimi Osmanoğulları’ndan alıp Mustafa Kemal’e nakletmek.
Hilafet müessesesini tedrici olarak kaldırıp, böylece ülkeyi İslami yönetimden uzaklaştırarak laik bir sistem oluşturmak.”
Mustafa Sabri Efendi hilafetin kaldırılma(ilga)'sını sert bir üslupla eleştirmiş, hilafetin kaldırılması sırasında yaşanan olaylara değinmiş kaldırılması sonrası Müslümanlara ve İslama olacak zararlarından bahsetmiştir. Hilafet makamını dini, siyasi ve toplumsal açıdan analiz etmiş tarihteki olaylarla anlatımını desteklemiştir.Mustafa Sabri Efendinin medya ve yayın organlarına baskının bu denli arttığı ve iktidarı eleştirmenin yasak olduğu bir dönemde fikir ve düşüncelerini çekinmeden yazma cesaretini gösterebilmesi takdire şayandır.
Resmî tarih ile ilgili bilgilerinizi bir kenara bırakıp, şu kitabı okumanızı istirham ediyorum..

O kadar çok yalanlar ile dolu ki tarihimiz... İnsan’ın okudukça sinirleri bozuluyor, nefreti artıyor..

Hilafet öyle bir önemli şey ki, şuan onun olmayışının acısını bütün ümmet çekiyor..

Ama inanıyorum inşaAllah tekrardan bu ülkeye gelecektir evelallah!
Kıymetli bir büyüğümüzün tavsiyesi üzerine okuduğumuz bu eser ziyadesiyle takdire şayan! Resmi tarih söylemini bir kenara bırakıp, taassup haletinden kurtularak garazkar surette değil bilakis ders almak gayesiyle okunduğunda alışılagelmiş pek çok doğru bilinenin arkasında yatan gerçekler ortaya çıkacaktır. Yeter ki 'O olmasaydı..' şeklindeki sloganik cümleden kurtulalım ve ismet sıfatının sadece ve sadece peygamberlere(Allah hepsinden razı olsun bizlere de şefaatini nasip eylesin) münhasır olduğunu bilelim.! Ayrıca şunu söylemek yerinde olacaktır. Hakikatlerin kötü bir huyu vardır. Er yada geç ortaya çıkarlar. Güneş balçıkla sıvanmaz hasılı. Son olarak Hz. Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin şu sözü bu hakikati tüm açıklığıyla beyan etmektedir.

"Hakikat, güneş gibidir, üflemekle sönmez; gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz, gözünü kapayan, yalnızca kendine gece yapar.!"

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Sabri Efendi
Tam adı:
Şeyhülislâm Mustafa Sabri
Unvan:
Türk Müderris, Şeyhülislam, Yazar
Doğum:
Turhal, Tokat, Türkiye, 1869
Ölüm:
Kahire, Mısır, 1954
Tokat'ın Kat köyünde doğdu. Köydeki Asarkaya (Karabacak) ailesindendir.Çocukluğunda Pazar nahiyesinde Peşli Hoca’dan ders alarak eğitime başladı. Sonra Kayseri Medresesi'nde din eğitimi aldı. 1889 yılında Rüus imtihanını kazanarak Fatih Camii'nde din dersleri vermeye başladı. Beşiktaş Asariye Camii imamlığını yaptı. 1900 ve 1904 yılları arasında II. Abdülhamid tarafından huzur derslerine alındı. 1918 yılında II. Meşrutiyet'ten sonra memleketi Tokat'tan Osmanlı Mebusan Meclisi'ne milletvekili seçildi. Sevr'i imzalayan hükümet döneminde şeyhülislam olan Mustafa Sabri, Yıldız Sarayı'nda Vahdettin başkanlığında toplanan Meclis-i Âlî'de anlaşmanın kabul edilmesi yönünde görüş bildirenler arasındaydı. Milli Mücadele karşıtı olması nedeniyle ülkeye girişi yasaklanmıştır. 2 Mart 1954 tarihinde Kahire’de ölmüştür. Eserlerinden bazılarının isimleri şöyledir: 1-Dini Mücedditler 2-Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyesi 3-Türkçe Kuran Meselesi 4-Meseleler Hakkında Cevaplar

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 22 okur okudu.
  • 43 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.