Şiddet çemberinden de tıpkı bir girdaba kapılmış gibi içeri çekilir, sürüklenir, dışarı çıkacak güçten yoksun kalırız. İçeri çekilmemenin tek yolu, oraya hiç girmemektir. En ufak bir şiddeti fark ettiğimiz anda, ona yanıt vermeyi reddetmektir.
Yan bir bakış, alaycı bir gülümsemeye yol açıyor;alaycı gülümseme, kötü söz grtiriyor;kötü söz, itişip kakışmayı başlatıyor;itişip kalkışma, bir tokada sebep okuyor;tokat, bir yumruğu tetikliyor;yumruk, iki kez kada atmaya, ki kez kafa atmasa, ceket ten çıkan bir bıçağa neden oluyor...
Kendiliğinden ortaya çıkıveren şiddet, insanlara özgü bir davranıştır. İşte bu yüzden, içimizde şiddet korkusu, tıpkı küçük bir gece lambası gibi sürekli yanar.
Statlarda, sahalarda ya da arenalarda, toplarla, ağırlıklar, raketlerle, kronomotrelerle savaşmak...siperlerde, savaş meydanlarında, tanklarda, tüfeklerde, bombalarla savaşmaktan kesinlikle daha iyidir.