“Aşık olduğumuz kişiyi bazen o kadar büyütürüz ki zihnimizde , bir bakmışsın adeta tanrı olmuş çıkmış. Ve aşkımıza karşılık bulamadığımızda bu sefer de yok ederiz tanrıyı,bir hamlede .”
“Akıl ,iki çeşittir:Birincisi,kazanılan akıldır...Sen ,onu mektepte çocuk nasıl öğrenirse öyle öğrenirsin...Öbür aklın kaynağı ise candadır...Sen ,çeşmeyi gönlünde ara !”
Kadınlar zaten bunu hep yapardı. Birlikte oldukları erkeğin kendilerinden bir alanda daha bilgisiz olduğunu anladıklarında,onu eleştirmek yerine ,kendilerini didikler;onun ilerlemesini beklemek yerine ,kendileri geri adım atarlardı.Zekalarını istenen düzeye indirirlerdi ki gereksiz yere çatışma ,çelişki,gerginlik yaşanmasın.
Ne demiş ibn Arabi? Bizimkisi “aşk kervanı “; o kervan ne yöne giderse biz de peşinden. Yerleşme,kök salma , oldum ya da buldum sanma . Hiçbir gettoya, kolektif kimliğe,cemaate,cemiyete,aşirete ait olma. Hepsi yanıltır, şaşırtır. Sen yalnız ol. Bir başına. Varmak değil, gitmek. Sadece gitmek..