Eyy yâr...
Nasılsın...?
Yolunda mı her şey?
Dikkat ediyorsun değil mi kendine...?
Diyemiyorum sana…
Kapına komşu da değil ki kapım;
Kulak misafiri olsam, hani arada da olsa duysam sesini.
Yemin ederim sarılmak falan da değil niyetim;
şöyle uzaktan da olsa görmek,
iyi olduğunu bilmek de yeterli.
Yanlışlıkla bile aramıyorsun ki bir bahanem olsa “ nasılsın ” diye sormaya…
Özlemek böyle bir şey işte,
Yarısı merak,
diğer yarısı meraktan ölüm nedeni ..
Ölmeden önce sordum farzet...
Eyy yâr nasılsın...?